Çocuk Cerrahisi Dergisi Sayı 1 - 2015

www.tccd.org.tr

    
DERLEME
1.
Ülkemizde çocuk ürolojisinin gelişim sürecine bir bakış
doi: 10.5222/JTAPS.2015.001  Sayfalar 1 - 13
Cenk Büyükünal

Çocuk ürolojisi ile ilgili dokümanlara ilk kez Sümerler döneminden kalan kil tabletlerde rastlanmaktadır. Yazılı ve resimli ilk önemli bilgiler ise, Amasyalı cerrah Şerafeddin Sabuncuoğlu’nun yazmalarında göze batmaktadır. Ülkemizde Hamidiye-i Etfal Hastanesinin kuruluşu ile çocuk ürolojik ameliyatlarında önemli gelişmeler olduğunu saptıyoruz. Bu gelişmeler sonraki yıllarda kurulan eğitim kurumları ile daha da ileri düzeye varmış bulunmaktadır. Osmanlılar döneminde çocuk ameliyatları öncesinde yazılan ve imzalanan bilgilendirilmiş onam belgelerinin çocuk sağlığı ve çocuk hakları açısından büyük önemi ve değeri vardır. Konunun gelişim süreci incelendiğinde, çocuk cerrahlarının, ürologların, ortopedistlerin ve plastik cerrahların çocuk ürolojisinin gelişiminde önemli ve yadsınamaz emekleri olduğu görülmektedir. Son yıllarda ortaya çıkan yönetmeliklerle ülkemizde 13 adet eğitim programının başlatıldığını, Türk çocuk ürologlarının yaptıkları çalışmalar ve üzenledikleri toplantılarla,uluslararası zeminde daha da etkin düzeylere geldiklerini saptıyoruz

Anahtar Kelimeler: Çocuk ürolojisi, çocuk ürolojisi eğitimi, tarihçe, bilgilendirilmiş onam

2.
Çok düşük doğum ağırlıklı prematüreleri bekleyen problemler ve sonuçları
The expected problems in very low birth weight prematures and outcomes
doi: 10.5222/JTAPS.2015.014  Sayfalar 14 - 26
Ayşenur Cerrah Celayir

Perinatolojideki yardımcı üreme teknolojisi uygulamalarının yaygınlaşması ile prematüre ve çok düşük doğum ağırlıklı bebek doğum oranları giderek artmaktadır. Neonatoloji alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde sağkalım oranları artmaktadır. Ancak bu bebekleri, gerek prematürelikten kaynaklanan, gerekse yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde uzun süren yatışlarından kaynaklanan pek çok problem beklemektedir.
Bu çalışmada yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde bakım ve tedavileri gerçekleştirilen çok düşük doğum ağırlıklı prematürelerde beklenen problemlerin, göreceli olarak yüksek mortalite ve morbidite risklerinin ortaya konulması ve tartışılması amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Prematürelik, çok düşük doğum ağırlıklı bebek, yenidoğan yoğun bakım ünitesi.

ARAŞTIRMA
3.
Gastroözofageal Reflü Hastalığında Tanı Yöntemlerinin Karşılaştırılması
To compare efficiency of diagnositc modalities in gastroesophageal reflux disease
doi: 10.5222/JTAPS.2015.027  Sayfalar 27 - 34
Emrah Aydın, Rahşan Özcan, İbrahim Adaletli, Ergun Erdoğan, Gonca Tekant

GİRİŞ ve AMAÇ: Çocukluk çağında sık karşılaşılan problemlerden biri olan gastroözofageal reflü(GÖR) hastalığı tedavi edilmediği takdirde yüksek morbiditeye sahip bir durumdur. Erken dönemde yapılan doğru medikal veya cerrahi müdahaleler hastaların daha yüksek bir hayat kalitesine sahip olmasını sağlamaktadır. Buradan yola çıkarak hastalara erken dönemde tanı koymayı sağlayacak yöntemler araştırılmıştır. Özofagus manometre çalışmaları, vektör volüm analizi ve 24 saat pH metre çalışmaları günümüzde erişkin popülasyonunda olduğu kadar çocuklarda da kullanımı yaygınlaşmaktadır. Çalışmamızda bu yöntemlerin GÖR hastalığını göstermede birbirlerine olan üstünlüklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. 
YÖNTEM ve GEREÇLER: 2011-2012 yılları arasında hastanemiz Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı ve Çocuk Gastroenteroloji Bilim Dalı polikliniklerine GÖR şüphesi ile başvuran ve tetkik edilen hastaların dosyalarından 21’i incelenmiştir. Olgular tedavi yöntemine göre değerlendirilmiş ve medikal olarak takip edilen (Grup 1), cerrahi yapılan (Grup 2) ve patoloji saptanmayan (Grup 3) olarak 3 grupta incelenmiştir. 
BULGULAR: Çalışmaya alınan 21 hastanın 13’ü kız 8’i erkekti. Hastaların yaş ortalamaları 5.71 (1-16yıl) yıl idi. 24 saatpH monitörizasyonu çalışmasında Grup1’de reflü semptom endeksi ortalama %48,7, Grup 2’de %42,4 ve Grup 3’de %28,3 bulundu. Özofagus manometre çalışmalarında alt özofagus sfinkteri basınç farkı Grup 1’de 13,4 cmH2O, Grup 2’de 31,8 cmH2O ve Grup 3’de 4,3 cmH2Oolarak bulundu. Olguların vektör volüm analizinde Grup 1’de vektör volümleri ortalama 96,01 cm3, Grup 2’de 2398,9 cm3 ve Grup 3’de 196,4 cm3 olarak hesaplandı.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Çocukluk çağında gastroözofageal reflü hastalarının tanısında 24 saat pH monitörizasyonunun etkin sonuç verdiği görülürken, özofagus manometre ve vektör volüm analizi çalışmalarının tanı koymada etkinliği gösterilememiştir. 

Anahtar Kelimeler: Gastroözofageal reflü, 24 saat pH metre, özofagus manometresi, alt özofagus vektör volüm analizi

4.
Çocuklarda yabancı cisim aspirasyonlarında, fizik muayene ve radyografi bulgularının tanıdaki etkinlikleri
The efficiency of physical examination and radiography findings for diagnosis of foreign body aspiration in children
doi: 10.5222/JTAPS.2015.035  Sayfalar 35 - 39
Halil İbrahim Tanrıverdi, Ufuk Şenel

GİRİŞ ve AMAÇ: Yabancı cisim aspirasyonları, çocukluk döneminin önemli acillerinden birisidir. Kliniğimizde yabancı cisim aspirasyonu şüphesiyle bronkoskopi yapılan olgular sunulmuş, fizik muayene ve radyografi bulgularının tanıdaki etkinlikleri değerlendirilmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Kliniğimizde 2013 ve 2014 yıllarında yabancı cisim aspirasyonu şüphesiyle bronkoskopi yapılan olguların kayıtları geriye dönük incelendi.
BULGULAR: Toplam 36 olguya yabancı cisim aspirasyonu şüphesiyle bronkoskopi yapıldı. Olguların yaş ortalaması 4,1 (1-11) yıl, kız/erkek oranı ise 9/27 idi. Toplam 27 (%75) olguda yabancı cisim saptanırken, 9 (%25) olguda yabancı cisim saptanmadı. Yabancı cisim aspirasyonu öyküsü olan 29 olgunun 25 (%86,2)’ inde; anlamlı fizik muayene bulgusu olan 19 olgunun 15 (%78,9)’ inde; anlamlı radyografi bulgusu olan 15 olgunun ise 11 (%73,3)’ inde yabancı cisim saptandı.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Yabancı cisim aspirasyonu şüphesiyle başvuran olgularda, bizim olgularımızda olduğu gibi genellikle fizik muayene ve radyografi bulguları tanıda yardımcı olmamaktadır. Bu nedenle yabancı cisim aspirasyonu şüphesiyle başvuran her olguya fizik muayene ve radyografi bulguları ne olursa olsun bronkoskopi yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Yabancı cisim, aspirasyon, fizik muayene, radyografi, çocuk

OLGU SUNUMU
5.
Yenidoğanda omfalosel defektinin kombine polipropilen ve okside rejenere selüloz içerikli yama ve rotasyon flepleriyle onarımı
Reconstruction of an omphalocele defect in an infant with combined polypropylene and oxidized regenerated cellulose mesh and rotation flaps
doi: 10.5222/JTAPS.2015.040  Sayfalar 40 - 43
Billur Sezgin, Serhan Tuncer, Onur Özen, Serhat Şibar

Omfalosel olgularında tedavi seçenekleri defektin çapına, gestasyonel yaşa ve eşlik eden anomalilere bağlı olarak değişmektedir. Küçük defektlerde primer kapama söz konusu olabilirken orta ve geniş çaplı defektlerde karın içi basıncının kontrol edilememesi nedeniyle primer kapamadan uzaklaşılmaktadır. Omfalosel nedeniyle pediatrik cerrahi bölümünde opere olan ve intraabdominal redüksiyonu takiben karın ön duvarında doku defekti ile başvuran bir olgunun kombine polipropilen ve okside rejenere selüloz içerikli yama ve karşılıklı rotasyon flepleri ile onarımı sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: karın ön duvarı defektleri, kombine polipropilen ve okside rejerenere selüloz içerikli yama, omfalosel, rotasyon flepleri

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın