Çocuk Cerrahisi Dergisi Sayı 1 - 2014

www.tccd.org.tr

    
ARAŞTIRMA
1.
Ratlarda Oluşturulan Korozif Özofajitin Tedavisinde Mezenkimal Kök Hücre Kullanımı
Mesenchymal Stem Cell Therapy In Corrosive Esophagitis In Rats
doi: 10.5222/JTAPS.2014.001  Sayfalar 1 - 8
Hatice Sonay Yalçın Cömert, İbrahim Ötgün, Abdülkerim Temiz, İlknur Kozanoğlu, Zerrin Yılmaz, Eylem Akar Özkan, Akgün Hiçsönmez

GİRİŞ ve AMAÇ: AMAÇ: Çalışmamızın amacı, gönüllü bir donörün kemik iliğinden hücre kültürü ile mezenkimal kök hücre (MKH)’lerin elde edilerek işaretlenmesi ve daha sonra işaretlenmiş olan bu hücreleri korozif özofajit oluşturulmuş rat özofagusuna implante ederek etkilerini incelemektir. 
YÖNTEM ve GEREÇLER: YÖNTEMLER: Gönüllü erkek donörün kemik iliği aspirasyonu ile elde edilen hücreler, hücre kültürü ile 3 pasaj sonrasında akım sitometri ve hücresel farklılaşmayı (osteojenik ve adipojenik) incelemek için ikiye ayrıldı. Daha sonra hücreler 1,1’-Dioctadecyl-3,3,3’,3’-tetramethylindocarbocyanine (DiI) ile işaretlendi ve ratlara enjeksiyon için hazır hale getirildi. Toplam otuz adet Wistar-Albino cinsi erişkin dişi rat üç eşit gruba bölündü. Korozif özofajit modeli literatürde tanımlanmış olan standart %15’lik sodyum hidroksit (NaOH) ile oluşturuldu. Grup I (sham grubu): Kontrol grubu kabul edilip özofajit oluşturulmadı. Grup II: Sadece korozif özofajit modeli oluşturuldu. Grup III: Korozif özofajit oluşturulduktan iki saat sonra DiI ile işaretlenmiş MKH’ler özofagusa implante edildi. İmplantasyondan 21 gün sonra deney sonlandırıldı ve alınan özofagus doku örnekleri, histopatolojik hasar, stenoz indeksi (SI), DiI işaretli hücrelerin florasan mikroskopta görüntülenmesi ve Y kromozomu için floresan in situ hibridizasyon (FISH) yönlerinden incelendi. 
BULGULAR: Akım sitometri sonuçlarına göre elde edilen hücrelerin MKH oldukları gösterildi. Hücresel farklılaşma yöntemleri ile adipojenik ve osteojenik farklılaşma olduğu gösterildi. Histopatolojik incelemede fibrozis, inflamasyon ve nekroz ayrı ayrı değerlendirilmiş olup gruplar arasında sadece fibrozis sonuçları açısından anlamlı fark saptandı (p<0.05). SI açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Florasan mikroskop incelemede özofagus epitelinde DiI ile işaretli hücreler görüldü. Son olarak, FISH yöntemi ile yapılan incelemede biri dışında diğer tüm ratlarda Y kromozumu gösterildi. 
TARTIŞMA ve SONUÇ: SONUÇ: Bu çalışma, MKH’lerin korozif özofajite bağlı zedelenmede epitele implante olabileceğini ve fibrozisi azaltarak kısmen iyileştirici bir rol oynayabileceğini desteklemiştir. Bununla beraber MKH implantasyonu diğer histopatolojik bulgular ve SI üzerine anlamlı bir etkide bulunmamış olup MKH’lerin bu amaçla kullanımı için daha ayrıntılı çalışmalara gereksinim vardır. 

Anahtar Kelimeler: korozifler, özofajit, mezenkimal kök hücre, fibrozis

2.
Çocuklarda karaciğer kist hidatiklerine laparoskopik yaklaşım: Erken dönem deneyimlerimiz
Laparoscopic management of hepatic hydatid cyst in children: Our early experiences
doi: 10.5222/JTAPS.2014.009  Sayfalar 9 - 16
Mete Kaya, Serpil Sancar, Esra Özçakır, Çağatay Aydıner, Bayram Ali Dorum

AMAÇ: Bu çalışmada, çocuklarda karaciğer kist hidatiklerine (KKH) laparoskopik yaklaşılan bir seri ile ilgili erken deneyimlerimizi sunmayı ve bu yöntemin uygulanabilirliği ile etkisini değerlendirmeyi amaçladık.
YÖNTEMLER: Laparoskopik olarak yaklaşılan KKH’li hastaların verilerini geriye dönük inceledik. Hastaların kişisel ve klinik özellikleri, serolojik test sonuçları, radyolojik görünümleri, ameliyat verileri, hastanede kalış süreleri, komplikasyonlar ve takip bulguları dosyalardan toplandı. Ameliyatta, optik giriş için göbekten 10 mm ve çalışma için 5 mm’lik iki adet port trokar yerleştirildi, povidon iyot emdirilmiş gazlı bez kist etrafına yerleştirildi, aspirasyon ve irrigasyon sonrası, kist açıldı ve tüm içerik çıkarıldı.
BULGULAR: Ağustos 2012’den Aralık 2014’e kadar yedi hastada toplam 12 kiste laparoskopik olarak yaklaşıldı. Hastaların ortalama yaşı 10.2 (6-16 yaş arası) idi. KKH’leri çoğunlukla sol lobda yerleşmişlerdi ve dördü çok sayıda idi. Ortalama ameliyat süresi 105 dakikayadı (75-160 dakika arası). Safra keçağı nedeniyle iki olguda açık yönteme geçildi. Ameliyat sonrası dönem sorunsuzdu ve tekniğe bağlı bir komplikasyon gelişmedi. Ortalama hastanede kalış süresi 4.2 gün (3-7 gün arası) idi. Ortalama 20 aylık takip süresinde (3-41 ay arası) tekrarlama yoktu.
SONUÇ: Çocuklarda KKH’lerinin laparoskopik tedavisi ugulanabilir ve etkilidir ve laparoskopik cerrahinin tüm avantajlarını sağlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kist hidatik, laparoskopi, safra fistula, kistektomi

OLGU SUNUMU
3.
Askaris yumurtalarının oluşturduğu granülomatöz peritonit: Bir olgu sunumu
Granulomatous peritonitis against ascaris eggs: A case report
doi: 10.5222/JTAPS.2014.017  Sayfalar 17 - 21
Selin Cebeci, Nil Çomunoğlu, Sergülen Dervişoğlu, Tülin Tiraje Celkan, Gonca Ayşe Tekant Topuzlu

Şiddetli karın ağrısı ve kilo kaybıyla gelen on beş yaşında kız çocuğunda klinik incelemede tuberküloz düşünülerek antituberkuloz tedavisi uygulanmış, tedaviye yanıt alınamamıştır. Bu nedenle yapılan laparotomisinde karsinomatozis peritonei benzeri görünüm izlenmiştir. Patolojik incelemesinde askaris yumurtalarına karşı yaygın granulomatöz peritonit görülmüştür. Askarisler, gastrointestinal sistemde obstrüksiyona, perforasyona ve peritonite neden olabilirler. Ascaris lumbricoides, gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerde sık karşılaşılan farklı klinik tablolarda açıklanamayan granulomatöz peritonit olgularında ayırıcı tanıda düşünülmesi gereken bir parazitik enfeksiyondur. Olgumuz ilginç kliniği ve patolojisi nedeniyle sunulmuş, tartışmaya alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: parazitler, askaris, peritonit, tuberküloz

4.
Çocukluk çağında inkarsere Littre hernisi: nadir bir olgu sunumu eşliğinde literatür derlemesi
İncarcereted Littre hernia in childhood: a rare case report with review of the literature
doi: 10.5222/JTAPS.2014.022  Sayfalar 22 - 25
Bircan Savran, Ünal Adıgüzel, Hasan Erçelik, Ahmet Büber

Meckel divertikülü (MD) gastrointestinal sistemin en sık görülen doğumsal anomalisidir. MD’nün potansiyel abdomen boşluklarında herni kesesi içerisinde görülmesine Littre Hernisi (LH) denir. LH inkarserasyonu çocukluk çağında oldukça nadir görülür. 
14 aylık erkek hasta sağ kasıkta şişlik ve huzursuzluk şikâyetleri ile başvurdu. Ön tanı olarak sağ kordon kisti ve sağ inkarsere inguinal herni düşünülen hastada sonografik olarak inguinal herni ile uyumlu bulgular saptandı. Hastanın klinik takibinde parsiyel intestinal obstrüksiyon bulguları gelişmesi üzerine yapılan eksplorasyonda inkarsere LH olduğu görüldü. Herni kesesinden serbestleştirilen MD manuel olarak batın içine redükte edildi. Takiben yüksek ligasyon yöntemi ile inguinal herni onarımı yapıldı. Postoperatif dönemde erken ve geç komplikasyonlar açısından takip edilen hastada herhangi sorun gelişmedi. 
Bu çalışmada, oldukça nadir görülen inkarsere LH olan bir çocuk olgu sunularak; çocuklarda görülen LH inkarserasyonunun literatür eşliğinde tartışılması amaçlandı.

Anahtar Kelimeler: İnkarserasyon, Littre hernisi, çocuk

5.
Travmatik Diyafragma Rüptürünün Gecikmiş Prezentasyonu: İki Çocuk Olgu
Late Presentation of Traumatic Diaphragm Rupture: Cases of Two Children
doi: 10.5222/JTAPS.2014.026  Sayfalar 26 - 30
Engin Yılmaz, Çağatay Evrim Afşarlar, Ayşe Karaman, İbrahim Karaman

Amaç: Travmatik diyafragma rüptürü çocuklarda nadir görülen bir durumdur ve çocuklarda sıklıkla major torakoabdominal travmalar sonucunda görülür. Travmatik diyafragma rüptürü tanısı travmaya bağlı daha ciddi yaralanmaların varlığı ve tanıya spesifik semptomların ve radyolojik bulguların olmaması nedeniyle atlanabilir. Bu yazıda, geç tanı almış diyafragma hernili iki çocuk olgunun, travmatik diyafragma rüptürü olabileceği düşünülerek klinik özellikleri tartışılmış ve tanı için farkındalık oluşturmak amaçlanmıştır.
Olgu 1: 9 yaşında erkek çocuk akut apandisit ameliyatı sonrası kusma, solunum ve beslenme güçlüğü şikayetleri ile tetkik edilirken çekilen akciğer grafisinde sol diyafragma düzensizliği görülmesi üzerine kliniğimize sevk edildi. Hastanın 5 yıl önce yüksekten düşme nedeniyle karaciğer ve dalak travması öyküsü vardı. Çekilen kontrastlı özefagus mide pasaj grafisi ile sol diyafragma hernisi saptandı. Operasyon esnasında defektin görünümünün düzensiz olması ve öyküsü dikkate alınarak travmaya bağlı geliştiği düşünüldü. Toraksa herniye olan midede strangülasyon ve perforasyonlar saptandı. Diyafragma defekti ve mide perforasyonları primer onarıldı. 
Olgu 2: 14 yaşında erkek çocuk nonspesifik karın ağrısı nedeniyle kolelitiyazis ön tanısıyla preoperatif tetkik edilirken çekilen akciğer grafisiyle sol diyafragma hernisi tanısı aldı. Hastanın 6 ay önce araç içi trafik kazası nedeniyle dalak travması ve çoklu kemik fraktürü öyküsü vardı. Operasyon esnasında defektin görünümünün düzensiz olması ve öyküsü dikkate alınarak travmaya bağlı geliştiği düşünüldü. Primer diyafragma defekti onarımı ve kolesistektomi yapıldı. 
Sonuç: TDR başlangıçta asemptomatik olabilir ve karın içi basıncı arttıran patolojilerin etkisiyle semptomatik hale gelebilir. Ancak semptomlar tanıya özgü olmadığından, torakoabdominal travma öyküsü olan tüm çocuklarda radyolojik görüntülerin mukayeseli olarak incelenmesi erken tanıyı kolaylaştırılacak ve olası komplikasyonları engelleyecektir.

Anahtar Kelimeler: Diyafragma rüptürü, künt travma, travmatik diyafragma hernisi, çocuk

6.
Karın ağrısı ile başvuran, bir inmemiş testis torsiyonu olgusu
doi: 10.5222/JTAPS.2014.031  Sayfalar 31 - 34
Kamil Şahin, Murat Elevli, Fatma Sarac, Yaşar Nur Eray, Sevgi Buyukbese Sarsu

Testis torsiyonu genellikle ergenlik çağında görülen acil bir durumdur. Biz, sadece karın ağrısıyla başvuran inmemiş testisli bir torsiyon olgusunu sunduk.
9 Yaşındaki erkek hasta, sadece karın ağrısı yakınması ile başvurdu. Kabızlık ve gaz birikimi ön tanısı ile, lavman tedavileri uygulandı. İlk acile başvurudan 3 gün sonra kasıkta şişlik ve ağrı olması üzerine tekrar geldiğinde, testis torsiyonu düşünülüp opere edildi. Operasyonda soldaki inmemiş testisinde, testis torsiyonu görüldü. Testisin kurtarılabileceği düşünülerek öncelikle orşidopeksi yapıldı. 3 ay sonraki kontrolde testis atrofik olarak değerlendirilip orşiyektomi yapıldı.
Karın ağrısı ile gelen bir erkek hastada, inmemiş testis ve testis torsiyonu ayırıcı tanıda düşünülmeli ve, muayeneye gelen tüm çocuklara genital bölgeyi de içeren tam bir fizik muayene yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: İnmemiş testis, karın ağrısı, testis torsiyonu

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın