Jaren Hemşirelik Akademik Araştırma Dergisi Sayı-3 2017

 http://www.jarengteah.org/

    
ORJINAL ARAŞTIRMA
1. Hemşirelik öğrencilerinin klinik eğitimleri sırasında hemşirelerden aldığı desteğin değerlendirilmesi
Evaluation of nursing students' support from nurses during their clinical education
doi: 10.5222/jaren.2017.109 Sayfalar:109-115
Yeşim Dikmen Aydın, Nuray Şahin Orak, Aysel Gürkan, Gurbet Aslan, Fatma Demir

Amaç: Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinin klinik eğitimleri sırasında hemşirelerden aldığı desteğin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi.

Yöntem: Tanımlayıcı türdeki bu çalışma Şubat-Mayıs 2015 tarihleri arasında İstanbul’da bir Kamu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nde yapıldı. Örneklem seçimine gidilmemiş olup, evrenin %55 (n=328)’ine ulaşıldı. Veriler ilgili literatürden yararlanılarak araştırmacılar tarafından oluşturulan “Anket Formu” ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler ve niceliksel değişkenlerin karşılaştırılmasında ki-kare analizi kullanıldı.

Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 20.7±1.6 (18-35) yaş, %82’si kadındı. Klinik hemşirelerinin öğrenci eğitimine destek sağlama durumuna ilişkin öğrenci görüşleri, öğrenim gördükleri sınıflara göre karşılaştırıldığında; hemşirelerin mesleki gelişmeleri öğrenciye aktarma, teorik bilgilerine katkı sağlama, klinik uygulamalarda kendilerine yardımcı olma ve hemşirelerin mesleği sevme/sürdürme konusundaki tutumlarına ilişkin görüşleri açısından aralarında anlamlı fark olduğu saptandı (p<0.05). Hemşirelik öğrencilerinin klinik eğitimleri sırasında hemşirelerden aldıkları desteği yetersiz buldukları belirlendi.

Sonuç: Çalışmanın bulguları, klinik hemşirelerinin öğrencilerin eğitiminde aktif şekilde yer alması için hemşirelik müfredatının planlanmasına yönelik ihtiyacı desteklemektedir.

Anahtar Kelimeler:
 Hemşireler, hemşirelik eğitimi, hemşirelik öğrencileri

2. Üreme Çağındaki Kadınlarda Prekonsepsiyonel Danışmanlık İhtiyaçları
Preconception Counselling Needs Among Reproductive age Women
doi: 10.5222/jaren.2017.116 Sayfalar:116-121
Refika Genç Koyucu, Yıldız Tosun, Banu Katran

Amaç: Araştırmada üreme çağındaki kadınların gebelik öncesi dönemde risk faktörleri ve ihtiyaç duydukları danışmanlık ihtiyaçlarının tespiti amaçlanmıştır. 

Yöntem: Kadın hastalıkları polikliniğine herhangi bir neden ile başvuran kadınlar arasında anket çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Gönüllü kadınlara hazırlanmış olan anket uygulanmıştır. Ankette vakaların yaş, eğitim durumu, ekonomik durum gibi sosyo-demografik bilgileri; doğum sayısı- şekli, düşük sayısı gibi obstetrik öyküleri; kronik hastalık durumları gibi genel tıbbi öykülerine ilişkin bilgilerin yanısıra gebelik öncesi dönemde ihtiyaç duydukları danışmanlık hizmetine ilişkin verilerin elde edilmesi amacına yönelik sorular yer almıştır. Anketin doldurulmasının ardından kan örnekleri alınmıştır. 

Bulgular: Toplam 446 vaka çalışmayı tamamlamıştır. Kadınların %79,6’sı gebelik ile ilgili danışmanlık ihtiyacı içerisindedir. Bu kadınların da çok büyük bir çoğunluğu bu danışmanlığı gebelik öncesi dönemde talep etmektedir (%81,6). Gebelik öncesi danışmanlık özellikle kadın doğum uzmanlarından (%45,7) beklenmektedir. En çok danışmanlık beklenen durumlar risk faktörleri, beslenme, çalışma durumu, ilaçlar, aşılar ile ilgilidir.

Sonuç: Prekonsepsiyonel bakım optimal maternal ve yenidoğan sonuçları için elzem bir adımdır. Kadınların büyük çoğunluğunda bu kapsamda bir hizmete ihtiyaç görülmektedir. Ek olarak kötü gebelik sonuçlarına neden olabilecek risk faktörlerinin yaygınlığı sebebi ile prekonsepsiyonel danışmanlık ve bakım kadın sağlığında önemli bir konu başlığıdır.

Anahtar Kelimeler: Üreme Sağlığı, Kadın sağlığı, Anne sağlığı

3. Menopozal Dönemdeki Kadınların Bu Yaşam Dönemine İlişkin Bakış Açılarının Kalitatif Analizi
Views of the Climacteric Women About Menopause: a Qualitative Analysis
doi: 10.5222/jaren.2017.122 Sayfalar:122-128
Gamze Fışkın, Nevin Hotun Şahin, İffet Güler Kaya

Amaç: Klimakterium dönemdeki kadınların menopoza ilişkin bakış açılarını ve yaşadıkları sıkıntıları belirleyebilmektir.

Gereç ve Yöntem: Fenomenolojik tipte yapılan çalışmanın verileri tematik analiz prosedürlerine uygun derinlemesine bireysel görüşmeler yoluyla toplandı ve analiz edildi. Kasım-Aralık 2013 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde Kadın-Doğum Polikliniği’nde klimakterik dönemdeki 12 kadın çalışmaya dahil edildi. Görüşmeler sırasında kadınlardan izin alınarak ses kayıtları tutulmuş ve notlar yazılı hale getirilmiştir. 

Bulgular: Çalışmada 4 tema tanımlanmıştı. Bunlar menopozal yakınmalar, menopoz algısı, yaşam kalitesi değişimleri ve baş etme yöntemleriydi. Sıklıkla belirtilen yakınmalar, ateş basması, terleme, sinir artışı, lubrikasyon azlığı, disparoni ve sırt ağrıları olmuştur. Kadınlar için menopoz normal bir süreç olduğu tanımlansa dar yaşlılık ve doğurganlığın bitişi anlamına da gelmekteydi. Kadınlar bu süreçte fizyolojik hastalıkların ortaya çıkışı, cinsellikle ilgili isteksizlik, koitus sıklığında azalma, eşler arasında anlaşmazlıklar, uykusuzluk gibi yaşam kalitelerini bozan bir takım değişiklikler ve sorunlar yaşadıklarını dile getirmişlerdir. Bu değişikliklerle baş etme yöntemleri olarak sıklıkla torunlarla ya da ev işleri ile meşgul olma, namaz kılma ve oruç tutma gibi maneviyata sığınma, spor yapma gibi aktivitelerde bulunma ve tıbbi destek ve hormon tedavisi alma yer almaktaydı.

Sonuç: Menopoz çeşitli değişimlerin yaşandığı ve biyopsikososyal açıdan kadını etkileyen bir yaşam dönemidir. Bu yaşam dönemindeki kadınların menopoz hakkında bilgilendirilerek, gerekli test ve tedavilerinin yapılmasının yanında psikolojik açıdan da güçlendirilmesi gereklidir. 

Anahtar Kelimeler: Menopoz, kadın, yaşam dönemi, hemşire

4. Hemşirelik Öğrencilerinin Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar Konusundaki Bilgi Düzeyleri ve Görüşleri
Knowledge Levels and Opinions of Nursing Students about Sexually Transmitted Infections
doi: 10.5222/jaren.2017.129 Sayfalar:129-136
Türkan Turan, Çiğdem Erdoğan

Amaç: Bu çalışma sağlık yüksekokulunda eğitim öğretim gören hemşirelik öğrencilerinin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE) konusundaki bilgi ve görüşlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. 

Yöntem: Araştırma sağlık alanında çalışacak olan hemşirelik öğrencilerinin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusundaki bilgilerini belirlemek amacıyla kesitsel-tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini, çalışmanın yapıldığı tarihlerde sağlık yüksekokulunda eğitim almakta olan hemşirelik öğrencileri (N=660) oluşturmuştur. Evrenin % 73’üne (n: 481) ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak literatür doğrultusunda araştırmacılar tarafından hazırlanan ve toplam 25 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. 
Veriler sınıf ortamında, öncelikle öğrencilere araştırmanın amacı hakkında bilgi verildikten sonra, çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere anket formu uygulanarak toplandı. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20,32 ± 1,70 yıl ve çoğunluğu (%76,9) kadındır. Öğrencilerin %60,5’i CYBE konusunda bilgisi olduğunu, %44,1’i cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusunda bilgi edinme ihtiyacı olduğunu belirtmişlerdir. Öğrencilerin %24,1’i cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların cinsel ilişki dışında başka bir yolla bulaşmadığı şeklinde yanıt vermiş, %19,5’ i cinsel ilişki ile bulaşan enfeksiyonlarla ilgili şüpheleri olursa doktora rahatlıkla başvuramayacaklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin sınıfları yükseldikçe CYBE konusunda bilgi sahibi olma durumlarının arttığı saptanmıştır. 

Sonuç: Araştırma sonucunda öğrencilerin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusunda yeterli bilgilerinin olmadığı saptanmıştır. Mezuniyet sonrasında sağlık alanında çalışacak olan hemşirelik öğrencilerinin CYBE konusunda yeterli ve doğru bilgiye sahip olmaları son derece önemlidir.

Anahtar Kelimeler:
 Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, öğrenci, bilgi

5. Gazetelerde Bulunan Kadına Yönelik Şiddet Haberlerinin İncelenmesi
Investigation of Violence against Women in the Newspapers
doi: 10.5222/jaren.2017.137 Sayfalar:137-144
Semra Karaca, Gül Ünsal Barlas, Esen Öngün, Yüksel Can Öz, Gülçin Korkmaz

Bu çalışma; medyada yayınlanan kadına yönelik şiddet haberlerini incelemek amacıyla retrospektif olarak yapılmıştır. Taramalar 4–10 Ocak 2017 tarihleri arasında internet aracılığıyla yapılmıştır. 01.01.2013 ile 31.12.2016 tarihleri arasında yayımlanan haftalık tirajı 100.000’in üzerinde olan 14 gazete Google arama motoru ile incelenmiştir. Bu gazetelerden arşivlerine internet aracılığı ile ulaşılabilen ve erişimi ücretsiz olan 10 gazetede “kadına şiddet”, “kadın cinayeti”, “namus ve töre cinayeti”, “eş şiddeti”, “kadın kurban” anahtar kelimeleri kullanılarak tarama yapılmıştır. Yapılan tarama sonucunda 949 gazete haberinden 770 kadına yönelik şiddet haberi çalışmanın evrenini oluşturmuştur. İncelenen 770 haberden 179’u kadına yönelik şiddet ile ilişkili olmaması, 143’ünün aynı haber olması, 121 haber, şiddeti uygulayan ve şiddet mağduru kadın ile ilgili sosyodemografik verilere yer verilmemiş olması ve 18 haberin incelenen tarihlerden önce gerçekleşmiş olması nedeni ile çıkartılmış olup örneklemi 478 kadına yönelik şiddet haberi oluşturmuştur. 
Araştırmanın verileri “Veri Çekme Formu” kullanılarak toplanmış ve tanımlayıcı istatistiksel analizlerle değerlendirilmiştir Yayımlanan haberlerde yer alan şiddet uygulanan 478 kadının yaş ortalaması 29.36±14.8 olup, %56,3'ü evlidir. Kadınların %49,8’inin eşleri tarafından şiddete uğradıkları, %88,5’inin fiziksel şiddete maruz kaldıkları, en fazla haberin %25,9 oranında Marmara Bölgesi’nde ve en çok haberin % 42,1 oranında 2016 yılında yayımlandığı, 2013-1016 yılları arasında şiddet sonucunda kadınların %62,6 (n=299)’sının hayatını kaybetmiş olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kadın, şiddet, gazete haberi

6. “Hemşirelik Fakültesi Öğrencilerinin Engelli Bireyleri Damgalamaya İlişkin Düşünceleri ve Uygulamaları”
“Nursing Faculty Students Opinions and Practices Towards Stigma to People with Disabilities”
doi: 10.5222/jaren.2017.145 Sayfalar:145-152
Tuba Çömez, Nihan Altan Sarıkaya

Amaç: Engelli bireyler toplum içerisinde yıllarca ötekileştirilmiş ve damgalamaya maruz kalmışlardır. Çalışma yaklaşık 8,5 milyon engelli bireyin yaşadığı toplumumuzda engelli bireylere sağlık hizmeti vererek bakımında sorumluluk üstlenecek olan, geleceğin hemşireleri, hemşirelik bölümü öğrencilerinin engelli bireylere yönelik düşünce ve uygulamalarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.

Yöntem: Çalışma, Şubat–Mart 2015 tarihleri arasında, bir devlet üniversitesinin hemşirelik bölümünde okuyan öğrenciler ile yapıldı. Çalışmanın evrenini, eğitimini aktif olarak sürdüren 1071 öğrenci oluştururken, örneklemini ise evreni temsil edecek şekilde olasılıksız örneklem yöntemi ile seçilen 358 öğrenci oluşturdu. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışmanın verileri, araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda geliştirilen sosyo-demografik özellikler ile engelli bireylere yönelik düşünce ve davranışları içeren 41 soruluk yapılandırılmış form ile toplandı. Çalışmanın verileri, tanımlayıcı analizler ve ki kare testi ile analiz edildi.

Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş, cinsiyet, sınıf ve ailede engelli bireyin olması ile engelli hastanın bakımıyla ilgilenerek, engelli hastanın hemşiresi olmayı isteme arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). Öğrencilerin yaş, cinsiyet, sınıf ve ailede engelli bireyin olması ile engelli hastanın bakım yükünün fazla olması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmazken (p>0,05) öğrencilerin çalışma durumu ile engelli hastanın bakım yükünün fazla olması arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulundu. Aktif olarak çalışan öğrencilerin engelli hastaların bakım yükünün daha fazla olduğunu düşündükleri saptandı (p<0,05). 

Sonuç: Hemşirelik fakültesinde okuyan öğrencilerin engelli bireylere yönelik düşünce ve uygulamalarının ağırlıklı olarak olumlu yönde olduğu ancak çalışan öğrencilerin, engelin bakım yükünü artırdığını düşündükleri belirlendi. Ayrıca engelli bireylerin toplum tarafından önemsenmediği ve engelli bireylere acıma duygusu ile yaklaşıldığını düşündükleri saptandı. Öğrencilerin engelli hastaya bakım vererek hemşiresi olmayı istedikleri ve herhangi bir damgalama ve ayrımcılık yapmadığı belirlendi.

Anahtar Kelimeler: Engelli birey, damgalama, üniversite öğrencisi

7. Hemşirelik Öğrencilerinin Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Hakkındaki Farkındalıklarının Değerlendirilmesi
Evaluation of The Awareness of Computer And Information Technologies of Nursing Students
doi: 10.5222/jaren.2017.153  Sayfalar:153-162
Hilal Uysal, Meryem Yıldız, Melisa Dinçer, Zeynep Eybek

Amaç: Bu araştırma ile hemşirelik öğrencilerinin, hemşirelik mesleğinde bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin yeri ve önemi hakkındaki farkındalıklarının değerlendirilmesi amaçlandı. 

Yöntem: Tanımlayıcı tasarımda planlanan araştırma Ocak-Nisan 2017 tarihleri arasında bir üniversitenin hemşirelik fakültesinde öğrenim gören 553 lisans öğrencisi ile gerçekleştirildi. Veriler sağlıkta bilişim teknolojilerinin kullanılması ve önemi hakkında sorulardan oluşan bir anket formu kullanılarak toplandı. Verilerin analizi İ.Ü. Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 21 paket programı kullanılarak yapıldı. Anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edildi.

Bulgular: Öğrencilerin tamamına yakını (%97,5) sağlıkta bilişim teknolojisinin önemli olduğunu düşündüklerini belirttiler. Öğrencilere göre, klinikte bilişim teknolojilerinin özellikle tıbbi verileri kayıt etmek (%59,9), hasta kayıtlarına/sağlık bilgilerine ulaşmak (%58), hastanın değerlendirmesini yapmak (%44,1), tedavi ve girişim protokollerini kullanmak (%46,1), ilaç yönetimi yapmak (%44,7), hasta sonuçlarını değerlendirmek (%47), kliniğin sağlık politikalarına ulaşmak (%51), kanıta dayalı araştırma kayıtlarına ulaşmak (%54,1), klinik personelinin (%42) ve iş yükünün (%46,3) yönetimini yapmak, profesyonel bireysel gelişim yapmak (%45,2) gibi konularda kullanıldığı saptandı. Hemşirelik öğrencilerinin çoğunluğu, hemşirelik kayıtlarının bilgisayara yapılmasının ilk başta zaman kaybıymış gibi görünmekle birlikte daha sonraki süreçte zaman kazandıracağını düşündüklerini (%51,5) belirttiler. Ayrıca öğrencilerin, bilgisayar başında fazla zaman harcamanın hastaya daha az zaman ayırmaya neden olacağı konusuna katıldığı (%67,1) tespit edildi.

Sonuç: Sağlık hizmetleri hızla değişim ve gelişim göstermekte, bu nedenle hemşirelikte yeni gelişmelerin kullanılması ve uygulamaya aktarılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Hemşirelik mesleğinin gelecekteki profesyonelleri olan hemşirelik öğrencilerinin, hasta bakımında bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin yeri ve kullanımının önemi hakkında farkındalıklarının hemşirelik mesleğine ve eğitim programlarının içeriğine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, bilişim, bilişim teknolojileri
DERLEME
8. Bağlanma Tarzları ve İnternet Bağımlılığının Evlilik Uyumuna Etkisi
Attachment Styles and Impacts of Internet Addiction to the Marital Adjustment
doi: 10.5222/jaren.2017.163 Sayfalar:163-168
Ceren Aycanoğlu, Gül Ünsal

Türkiye İstatistik Kurumu 2015 yılı verilerine göre, evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre %0,1 azalırken boşanan çiftlerin sayısı %4,5artmıştır. Boşanma oranlarındaki bu artış ilişkinin devamını sağlayan “evlilikte uyum” kavramının tanımlanmasını ve uyumu etkileyen; Evlilik uyumu ile bireylerin bağlanma stilleri arasında bir ilişki olup olmadığı, hangi bağlanma stillerine sahip bireylerin eş olarak bir araya geldiği ve hangi bağlanma stiline sahip olan çiftlerin evlilik uyumunun daha fazla olduğuna ilişkin faktörlerin araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. İnternet bağımlılığı kavramı da son zamanlarda evlilik uyumunu etkileyen bir faktör olarak düşünülmektedir. Özellikle eşlerden birinin internet üzerinden ilişki (siber-ilişki) içinde olması evliliklere yeni bir boyut kazandırmaktadır. İnternetin evlerde kullanılması, hem karı-koca ilişkileri ile hem de ebeveyn-çocuk ilişkileri ile bağlantılı sorunlara neden olabileceği göz önüne alınarak yapılacak çalışmalar alandaki bilgi birikimine katkı sağlayabilirken, evlilik uyumunu etkileyen problemlerin tespiti ve çözüm yolları ile evliliklerde yaşanan/yaşanabilecek sorunları önleme ve müdahale çalışmalarına kaynak oluşturabilir.

Anahtar Kelimeler: Evlilik uyumu, internet bağımlılığı, bağlanma stilleri
Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın