Jaren Hemşirelik Akademik Araştırma Dergisi Sayı-1 2017

 http://www.jarengteah.org/

    
ORJINAL ARAŞTIRMA
1. Gebe okulunda eğitim alan gebelerin bilgi düzeyleri üzerine bir araştırma
A study about knowledge level of pregnants that educated in pregnancy school
doi: 10.5222/jaren.2017.001 Sayfalar:1-8
Nurgül Turgut, Ayşe Güldür, Hatice Çakmakçı, Gülser Şerbetçi, Feray Yıldırım, Ayşe Ender Yumru, Arzu Bebek, Sıdıka Sibel Gülova

GİRİŞ ve AMAÇ: Gebe okulunda eğitim alan gebelerin; eğitim öncesi ve eğitim sonrası bilgi düzey durumlarındaki değişimi araştırmaktır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırma, Ocak-Temmuz 2015 tarihleri arasında bir kamu hastanesinde gebe okulunda eğitim alan 70 gebe ile yapıldı. Etik kurul onayı alındı. Oluşturulan ankette eğitim öncesi sosyo demografik özellikleri, gebelik öyküsü, bilgi düzeyine yönelik sorular soruldu. Eğitim sorası bilgi bilgi düzeyi soruları tekrarlandı.

BULGULAR: : Araştırmamızda yaş ortalaması 28,13±4,72 olan 70 gebenin, %47,1’nin üniversite mezunu, %44,3’nün ev hanımı, %84,3’nün evlenme yaşı 21-30 yaş arasında olduğu belirlendi. Gebelik haftaları ortalaması 27.14±5.24, %84,3’nün herhangi bir rahatsızlığı olmadığı, %72,9’nun ilk gebeliği olduğu bulundu. %60’nın gebe okulu eğitimini sağlık çalışanlarından duyduğu saptandı.
Eğitim öncesi ve sonrası bölüm soruları doğru cevap dağılımlarının; gebelik bölümünde %53,36’dan %97,44’e; doğum bölümünde %51,98’den %97,7 ‘ye; lohusalık bölümünde %44,56’dan %99,14’e;emzirme bölümünde %44,24 ‘ten %100’e; bebek bakımı bölümünde %58,56’ dan %99,72’ ye yükseldiği saptandı.
Toplam soruların eğitim öncesi ve sonrası doğru cevap verme oranı %50,54’ ten %98,8’e yükseldiği bulundu. Ön-test puan ortalaması 1 ile 3 arasında değişmekte olup 2.15±0.43 iken son test puan ortalaması 2.7 ile 3 arasında olup 2.98±0.04 olarak saptandı. Ön test puanına göre son test puanında görülen artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.01).

TARTIŞMA ve SONUÇ: Araştırmada gebelerin bilgi düzeylerinin verilen eğitimle anlamlı olarak yükseldiği, ilk gebeliği olanların ve üniversite mezunu olanların gebe eğitimine daha yüksek oranda katıldığı saptandı.

Anahtar Kelimeler:
 Antenatal eğitim programı, gebe bilgi düzeyi, doğuma hazırlık

2. Hemşirelik Fakültesi Öğrencilerinde Ayrılık Anksiyetesi
Separatıon Anxıety In Nursıng Faculty Students
doi: 10.5222/jaren.2017.009 Sayfalar:9-12
Nihan Altan Sarıkaya, Semra Yıldız, Hülya Erkaya

Amaç: Bu araştırma, 1. sınıf ile 4. sınıf hemşirelik öğrencilerinin ayrılık ünsiyetesin düzeylerini kıyaslamak amacıyla yapılmıştır.

Yöntem: Çalışma, Şubat-Mart 2014 tarihleri arasında, İstanbul’da bir devlet üniversitesinde hemşirelik bölümünün birinci sınıf ve dördüncü sınıfında okuyan öğrencileriyle kesitsel ve tanımlayıcı olarak gerçekleştirildi. Örneklem seçimine gidilmeden araştırmanın yapıldığı tarihte araştırmaya katılmayı kabul eden 209 öğrenci ile araştırma tamamlandı. Veriler, literatür doğrultusunda hazırlanan anket formu ve Diriöz ve ark. (2010) tarafından geçerlilik güvenirliği yapılan Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi Anketi ile toplandı. Araştırmanın verileri, tanımlayıcı analizler, Kolmogorov Smirnov testi yapıldıktan sonra, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis testleri ile analiz edildi.

Bulgular: Hemşirelik öğrencilerinin okuduğu sınıf ile ayrılık anksiyetesi karşılaştırıldığında 1. sınıf öğrencilerinin 4. sınıf öğrencilerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek puan aldıkları (p<0.01); öğrencilerin hemşirelik bölümünü tercih nedeniyle ayrılık anksiyetesi puanları karşılaştırıldığında, iş garantisiyle tercih edenlerin, ailesinin ve kendisinin isteği ile tercih edenlere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek puan aldıkları (p<0.05); bölümlerinden memnuniyetleri sorulduğunda ise, memnun olmayanların memnun olanlara göre ayrılık anksiyetesi puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu (p<0.01) bulundu. 

Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinden yeni okula başlayanlarda, iş garantisi nedeni ile bölümü seçenlerde ve seçtiği bölümden memnun olmayanlarda ayrılık anksiyetesi puanları yüksek bulundu.

Anahtar Kelimeler: Ayrılık Anksiyetesi, Bağlanma, Üniversite Öğrencisi

3. Kadınlarda Uterin Fibroid Semptomlarının Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi
The Effects Of Uterine Fibroid Symptoms On Quality Of Life In Women
doi: 10.5222/jaren.2017.013  Sayfalar:13-21
Burcu Cengiz, Nurdan Demirci

GİRİŞ ve AMAÇ: Araştırma 'Uterine Fibroid Symptom and Quality of Life’- 'Uterin Fibroid Semptom ve Yaşam Kalitesi Ölçeği (UFSYKÖ)’nin Türk toplumu için geçerlilik ve güvenirliliğini ve uterin fibroidli kadınların yaşam kalitesini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve metodolojik bir çalışma olarak planlanmıştır. 

YÖNTEM ve GEREÇLER: Veriler 04.10.2010- 01.06.2011 tarihleri arasında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’ne başvuran 245 kadından toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, Obstetrik ve Jinekoloji Tanılama Formu, Short Form-36 ve UFSYKÖ kullanılmıştır. Geçerlik güvenirlik çalışması kapsamına alınan 185 kadına, 4 hafta sonra UFSYKÖ tekrar uygulanmıştır. 

BULGULAR: Test- tekrar test puanları arasındaki güvenirlik katsayısı r=0,99; cronbach alfa güvenirlik katsayısı tüm ölçek için 0,97 olarak bulunmuştur. Ölçek toplam puan ortalaması 60.55±22.14 olarak saptanmıştır. Kadınların %37,1’inin kanama nedeni ile hastaneye başvurduğu, %40,8’inin şikayetlerinin 0-6 ay süredir devam ettiği, %62,4’ünün hemoglobin ve hematokrit değerlerinin düşük olduğu, %42’sinin annelerinde uterin fibroid öyküsü olduğu,%35,1’inde myomektomi/histerektomi öyküsü olduğu, %42,9’unda idrar kaçırma şikayeti olduğu saptanmıştır.

TARTIŞMA ve SONUÇ: UFSYKÖ’nin Türk toplumu için, uterin fibroidli kadınların yaşam kalitesini ölçmede geçerli ve güvenilir bir araç olduğu ve kronik hastalığı, idrar kaçırma şikayeti olan, hemoglobin değerleri düşük olan kadınların UFSYKÖ’ne göre yaşam kalitelerinin daha düşük olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Uterin fibroid, geçerlik, güvenirlik, yaşam kalitesi

4. Genelev Kadınlarının Psikososyal İyi Oluşlarınının Belirlenmesi
Women's Psychosocıal Workıng Brothel Prostıtutıon Industry Cases To Determıne
doi: 10.5222/jaren.2017.022 Sayfalar:22-29
Gül Ünsal, Duygu Türk Çetinkaya

GİRİŞ ve AMAÇ: Ankara Ticaret Odası “Neler Oluyor Bize?” adı altında hazırladığı “Hayatsız Kadınlar Dosyası” adlı raporuna göre, Türkiye’de hayat kadınlarının sayısının yüz bine yaklaştığı bildirilmektedir.
Özellikle ruh sağlığı açısından riskli bir grubu oluşturan genelev kadınlarının, yaşamış oldukları zorluklara göre ruh sağlığı hemşiresi tarafından sosyal destek almaları yararlı olacaktır. Bu çalışma fuhuş sektöründe çalışan kadınların psikososyal durumlarını belirlemek amacıyla planlanmıştır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu araştırma, Etik Kurul izni ve Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğünden yazılı onay alındıktan sonra, 15 Ocak-15 Mart 2016 tarihleri arasında, Aydın İli’ndeki genelevlerde başlatılmıştır. Genelevde kayıtlı olarak çalışan 53 kadından, araştırmaya katılmayı yazılı ve sözlü olarak kabul eden 44 kadın örneklem kapsamına alınmıştır. Araştırmanın verileri için, kişisel bilgi formu Psikososyal İyi Oluş Ölçeği ve Eysenck Kişilik Anketi-Gözden Geçirilmiş Kısaltılmış Formu (EKA-GGK) kullanılmıştır.
Tanımlayıcı tipte olan bu araştırmanın bağımsız ve bağımlı sürekli değişkenleri için tanımlayıcı istatistik değerleri bulunmuş ve ölçek puanlarının dağılımlarını belirlemek üzere Kolmogorov-Smirnov testi yapılmıştır. Sonuçlar çift yönlü olarak sınanmış ve istatistiksel anlamlılık düzeyi en az 05 olarak kabul edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS for Windows 15.0 paket programı ile yapılmıştır.

BULGULAR: Çocukluk dönemini anne ve babası ile birlikte yaşayanlar (%47,8), aileden sadece biri ile yaşamış olanlar (%32,6), bir akrabasının yanında yaşayanlar (%10,3) ve yurtta kalanlar ise (%6,5) oranındadır. Kadınların % 47,8’i çocukluk döneminde şiddete maruz kaldıklarını, % 47,8’i psikolojik bir rahatsızlık geçirdiklerini açıklamışlardır. Örneklem grubunun nörotisizm puanları arttıkça, buna bağlı olarak psikolojik iyi oluş puanları düşüş göstermektedir. (p<0,01) EKA-GGK dışa dönüklük alt boyutu ile Psikolojik İyi Oluş Ölçeklerinin “Çevresel Hâkimiyet” (p<0,1), “Bireysel Gelişim” (p<0,5), “Öz-Kabul” (p<0,1) ve psikolojik iyi oluş toplam (p<0,1) puanları arasında pozitif yönde istatistiksel açıdan anlamlı korelâsyonlar elde edilmiştir. EKA-GGK yalan alt boyutu ile psikolojik iyi oluş ölçeklerinin “Çevresel Hâkimiyet” (p<0,5), “Öz-Kabul” (p<0,01) ve psikolojik iyi oluş toplam (p<0,1) puanları arasında pozitif yönde istatistiksel açıdan anlamlı korelâsyonlar elde edilmiştir.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Fuhuşla ilgili sorunların çözümlenebilmesi için önyargılardan uzak bir değerlendirme yapılması, fuhuşa yol açan nedenlerin anlaşılması önemlidir. 
Aile ortamının fuhuşa sürüklenmede önemli bir faktör olduğu görülmektedir. Aile bireyleri çocuk yetiştirme konusunda daha bilinçli hale getirilmeli, çocuklar ihmal ve istismar yönünden gözlenmelidir. Hayat kadınlarının psikososyal yönden desteklenmesini sağlamak ve damgalamayla mücadelede psikiyatri hemşiresi/toplum sağlığı hemşirelerinin aktif rol almalıdır. Toplumu bilinçlendirerek bu alanda psikososyal danışmanlık hizmetleri oluşturmak gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Toplum Ruh Sağlığı Hemşiresi, Psikosoyal İyi Oluş, Kişilik Özellikleri
5. Hemşirelik Bölümü Öğrencilerinin Zaman Yönetimi Becerileri ve Yaşam Doyumlarının Belirlenmesi
Assesing Time Management Skills and Life Satisfaction of the Nursing Students
doi: 10.5222/jaren.2017.030  Sayfalar:30-36
Neşe Uysal, Elif Sözeri, Filiz Selen, Hatice Bostanoğlu

Amaç: Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin zaman yönetimi becerilerini, yaşam doyumlarını belirlenmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. 

Yöntem: Araştırmanın evrenini 260 Hemşirelik Bölümü öğrencisi oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında tanıtıcı özellikler anket formu, Zaman Yönetimi Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde, yüzdelik ölçüleri, Kruskal Wallis, Mann-Whitney ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için etik izin ve öğrencilerden sözel onam alınmıştır. 

Bulgular: Öğrencilerin yaşam doyumu ortalama puanları 20,48±6,43’dir. Zaman yönetimi alt boyutları ortalama puanları; zaman planlaması (48,07±10,09), zaman tutumları (19,82±3,27), zaman harcattırıcılar (10,78±2,79) ve toplam ortalama puan 78,82±1,17’dir. Çekirdek ailede yaşayan öğrencilerin yaşam doyumu ortalama puanları daha yüksektir (p=,005). Zaman harcattırıcılar ile cinsiyet, sosyal faaliyetlerin varlığı, öğrencilerin sınıfı ve kaldığı yer arasında ilişki bulunmuştur (p≤0,05). Yaşam doyumu ortalama puanları ile zaman harcatıcılar ve toplam zaman yönetimi ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunduğu belirlenmiştir (p≤0,01). 

Sonuç: Çalışma sonucunda hemşirelik bölümü öğrencilerinin yaşam doyumu ve zaman yönetim becerilerinin artırılmasına yönelik eğitimler planlanması önerilir.

Anahtar Kelimeler:
 Hemşire, zaman yönetimi, yaşam doyumu

DERLEME
6. Spiritüalizm Ve Hemşirelik: Yoğun Bakım Hastalarında Spiritüel Bakımın Önemi
Spiritualism And Nursing: The Importance Of Spiritual Care In Intensive Care Patients
doi: 10.5222/jaren.2017.037 Sayfalar:37-42
Fadime Çınar, Fatma Eti Aslan

İnsanın ilahi bir ruh ile ilişki araması olarak tanımlanan spiritüalite, bütüncül bakım felsefesinin vazgeçilmez boyutlarından biridir.Her insanın spiritüel bir boyutu vardır.Bu nedenle, yaşamı tehdit eden hastalık gibi olumsuz durumlarda, karşılanması gereken spiritüel gereksinimler ortaya çıkmaktadır. Yoğun bakım üniteleri bütüncül bakımın ön planda olduğu özbakım gereksinimlerini karşılayamayan bireylere tedavi ve bakım girişimlerinin uygulandığı özellikli birimlerdir. Bu kliniklerde yatan hastaların aileleri ve yakın arkadaşları ile bir arada bulunamaması, rutin alışkanlıklarını yapamaması yalnızlık duygularının gelişmesine, yaşama anlam ve değer katan, inançlarının olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Yaşam kalitesinin azalmasına neden olan bu durum, yoğun bakım hastalarında spiritüel distres oluşumuna neden olarak manevi destek gereksinimini artırmaktadır. Bu nedenle, yoğun bakım ünite¬lerinde hastaların fiziksel ve psikolojik gereksinimleri ile birlikte spiritüel gereksinimlerinin de karşı-lanması gerekmektedir. Spiritüel gereksinimlerin karşılanması, bütüncül sağlık bakımının sağlanmasında önemlidir. Spiritüel bakım, varoluş krizi yaşayan yoğun bakım hastalarının hastalık ve neden olduğu sorunlarla baş etme ve yaşamı yeniden anlamlandırma yeteneğini artırmaktadır. Ancak, yoğun bakım hemşirelerinin bir çoğu hasta bireyin spiritüel boyutunu göz ardı etmekte ve temel bakım alanlarına entegre etmede yetersiz kalmaktadır. Bu derlemede, hemşirelik bakımının kritik önem taşıdığı yoğun bakım ünitelerinde, hasta bireyin spiritüel gereksinimlerinin belirlenmesinde ve karşılanmasında hemşirelerin sorumluluğunu literatür ışığında tartışmak amaçlandı.

Anahtar Kelimeler: Spiritüalite, Spiritüel Bakım, Yoğun Bakım

7. Kolorektal Kanserlerde Palyatif Bakım Hemşireliği
Palliative Care Nursing In Colorectal Cancer
doi: 10.5222/jaren.2017.043  Sayfalar:43-48
Emine İlaslan, Zeynep Özer, Emine Kol

GİRİŞ ve AMAÇ: Kolorektal kanserler, hastanın yaşama şansı ile ilgili olumlu gelişmelere rağmen, kanserin neden olduğu ölümler arasında tüm dünyada halen ilk sıralarda yer almaktadır. Hastanın yaşam süresini uzatan bu olumlu gelişmeler sonucunda ileri evre, prognozu belli olmayan ve ağrı başta olmak üzere birçok semptomu yoğun yaşayan hasta popülasyonunda artış meydana gelmektedir. Bu durum medikal tedaviden daha çok hasta konforu ve yaşam kalitesinin ön planda olduğu bakım gereksinimini ortaya çıkarmıştır. 

YÖNTEM ve GEREÇLER: Hastanın sağlığının korunması ve iyilik halinin sürdürülmesinde yer alan hemşireler hastanın bireysel gereksinimini düzenli olarak değerlendirip yaşam sonu bakım planları oluşturarak sağkalımı artırmada önemli rol oynarlar. 

BULGULAR: Özellikle kanser hastaları başta olmak üzere pek çok hastalık grubunda yoğun olarak başvurulan palyatif bakım uygulamaları, kolorektal kanserli hastalarda ağrı, bulantı, kusma, barsak tıkanıkları, halsizlik, psikososyal sorunları gibi semptomlarda da rahatlatıcı olmaktadır. 

TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu derleme yazısında özellikle kolorektal kanserlerin semptomlarına yönelik palyatif bakım uygulamaları literatür ışığında tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler:
 Kolorektal kanser, palyatif bakım, hemşirelik

8. Basınç Yarası Değerlendirilmesinde Sık Kullanılan Ölçekler
Scales Used Frequently in the Assessment of Pressure Sores
doi: 10.5222/jaren.2017.049  Sayfalar:49-54
Hülya Fırat Kılıç, Gülten Sucu Dağ

Hastane kaynaklı basınç yaralarının gelişimi, yatan hastalarda sık görülen, hastanede yatış süresini uzatan, mortaliteyi arttıran ve tedavi giderlerini yükselten bir sağlık bakım sorunudur. Basınç yaralarının önlenmesinde ilk basamak, risk değerlendirmedir. Risk değerlendirme, erken dönemde uygun tanılama ve önleyici hemşirelik girişimleri ile basınç yarası insidansı önemli oranda azaltılabilir. Basınç yaralarını önlemek için risk tanılama araçlarını kullanmak büyük öneme sahiptir. Literatürde, Braden, Norton, Knoll, Gosnell ve Waterlow gibi çeşitli risk değerlendirme araçlarını görmek mümkündür. Hasta Bakımının kalitesini arttırmak ve bakımı standart hale getirmek için geçerli ve güvenilir risk değerlendirme ölçeklerinin kullanımı önerilmektedir. Bu derlemede basınç yarası değerlendirilmesinde kullanılan risk değerlendirme ölçekleri, ölçeklerin kullanım alanları ve ölçeklerin geçerlik ve güvenirliklerinin paylaşılması amaçlanmıştır. 

Anahtar Kelimeler: Basınç yarası, risk değerlendirmesi, hemşirelik bakımı
Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın