Jaren Hemşirelik Akademik Araştırma Dergisi Sayı-2 2016

 http://www.jarengteah.org/

    
ORJINAL ARAŞTIRMA
1. Ankara Üniversitesi Hemşirelerinde İşe Bağlı Gerginlik Düzeyi ve Rol Çatışması-Rol Belirsizliği Durumu ve Diğer Etmenler
The Level of Work Related Tension and Role Conflict-Role Ambiguity Status of Nurses Working in Ankara University Hospitals
doi: 10.5222/jaren.2016.051 Sayfalar:51-58
Ayşe Burcu Akbulut Başçı, Ferda Özyurda, Gülay Yılmazel

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde görev yapan hemşirelerde işe bağlı gerginlik düzeyi, rol çatışması-rol belirsizliği durumu ve buna diğer faktörlerin etkisini incelemek amacıyla planlanmış tanımlayıcı tipte bir araştırmadır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Hemşirelerin sosyo-demografik verilerinin toplanması amacıyla ‘Kişisel Bilgi Formu’,rol çatışması-rol belirsizliği düzeyinin belirlenmesi amacıyla ‘Rol Çatışması-Rol Belirsizliği Ölçeği’ ve işe bağlı gerginlik düzeyini saptamak amacıyla ‘İşe Bağlı Gerginlik Ölçeği’ kullanılmıştır. Verilerin girişi SPSS 17.0’da yapılmış olup, analizinde ise frekans dağılımları, independent-t testi, One-way Anova ve korelasyon analizi kullanılmıştır.

BULGULAR: Meslekteki çalışma süresi ile rol çatışması arasındaki ilişki anlamlı bulunmuş olup, 1-5 yıl arasında olanlarda daha fazla bulunmuştur(p<0,05). Hemşirelerin çalışma şekilleri ile rol çatışması arasındaki ilişki anlamlı ve vardiyalı çalışanlarda daha fazla olduğu görülmüştür(p<0,05). Rol çatışması, rol belirsizliği ve işe bağlı gerginlik düzeyi arasındaki ilişkinin pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur(p<0,05).

TARTIŞMA ve SONUÇ: Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda hemşirelerin çalışma saatlerinin 40 saatten fazla olmaması ve vardiyalı çalışma saatlerinin düzenlenmesi önerilmiştir.

Anahtar Kelimeler:
 Hemşire, İşe Bağlı Gerginlik Ölçeği, Rol Belirsizliği Ölçeği, Rol Çatışması Ölçeği, Üniversite Hastanesi

2. Koroner Arter Bypass Grefti Ameliyatı Geçiren Hastaların Yorgunluklarının İncelenmesi
The Investigation of Fatigue of the Patients Undergoing Coronary Artery By-pass Graft Surgery
doi: 10.5222/jaren.2016.059 Sayfalar:59-67
Seda Kaya, Leman Şenturan

GİRİŞ ve AMAÇ: Araştırma koroner arter bypass greft cerrahisi geçiren hastaların yorgunluk durumundaki değişimin incelenmesi amacıyla yapıldı.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Tek gruplu ön test/ son test düzende tanımlayıcı olarak yürütülen araştırma, İstanbul Avrupa yakasında özel bir hastanenin kardiyovasküler cerrahi servisinde yapıldı. Örneklemi hastanede son 6 ay içinde Koroner Arter Bypass Grefti ameliyatı geçiren 32 hasta oluşturdu. Veriler yapılandırılmış bilgi formu ve Piper Yorgunluk Ölçeği ile toplandı. Preoperatif dönemde uygulanan anket ve ölçek, postoperatif 2-4. gün ve postoperatif iki ay sonra tekrar uygulandı. Verilerin analizinde sıklık dağılımı, ortalama ve standart sapma değerleri, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi, Pearson Korelasyon analizi ve Cronbach Alfa analizi kullanıldı. 

BULGULAR: Piper Yorgunluk ölçeği puan ortalaması preoperatif dönemde 3,71±2,82, postoperatif 2-4. gün 5,15±2,39; postoperatif ikinci ay 0,03±0,16 bulundu ve aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptandı (p<0,01). Gece uykusu 10 saatten fazla olanların postoperatif ikinci ay yorgunluk puanlarının anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü (p<0,01).

TARTIŞMA ve SONUÇ: Hastaların preoperatif dönemde orta seviyenin hemen altında seyreden yorgunluk düzeyinin, postoperatif 2-4. gün dönemde orta seviyenin üzerine çıktığı, postoperatif ikinci ayda yorgunluğun hemen hemen kaybolduğu belirlendi.

Anahtar Kelimeler: Koroner Arter Hastalığı (KAH), Koroner Arter Bypass Grefti (KABG), Yorgunluk

3. Genç Erişkinlerin Erkek Hemşirelere Bakış Açısı
Perspective of Young Adults on Male Nurses
doi: 10.5222/jaren.2016.068 Sayfalar:68-74
Ayşe Burcu Başçı, Gülay Yılmazel

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma ile hasta bakım ve tedavisinde hizmet vermeye başlayan erkek hemşirelere yönelik genç nüfusun bakış açısının belirlenmesi amaçlanmıştır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma Temmuz 2012 tarihinde özel kurumların yaz kurslarına kayıtlı genç erişkinler üzerinde yapılmıştır. Araştırmacılar tarafından taranan literatür ışığından hazırlanan anket formunu sosyo-demografik özellikleri sorgulayan 7 soru ile katılımcıların hemşirelik mesleğinde erkeklerin yer almasına ilişkin 21 adet önermeden oluşmaktadır.
Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler SPSS 17.0 paket programında değerlendirilmiştir. Değerlendirmelerde ortalama, yüzdelik, ki-kare testleri kullanılmıştır.

BULGULAR: Kadınların % 61.6’sı ve erkeklerin % 38.4’ü erkeklerin hemşirelik mesleğinde olmasının mesleği geliştireceğini ifade etmiştir ve bu önerme ile gruplar arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlıdır (p<0.05). Erkeklerin hemşirelik yapmasını düşünen kadınların oranı erkeklere göre daha yüksektir.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Elde edilen sonuç geleneksel cinsiyet rolünde kadın mesleği olarak görülen hemşirelik mesleğinin basmakalıplıktan kurtulmuş olması açısından sevindirici bir durumdur. Çağdaş hemşirelik yaklaşımları çerçevesinde toplumsal ön yargıyı en az düzeye indirecek çabalara gereksinim vardır.

Anahtar Kelimeler: Genç erişkin, erkek hemşire, bakış açısı

4. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Yataklı Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğüne Ulaşan Şikâyetlerin Değerlendirilmesi
Evaluation of the Complaints Received by Istanbul Provincial Directorate of Health Services - Directorate for Public Health
doi: 10.5222/jaren.2016.075 Sayfalar:75-83
Neşe Kıskaç, Hamdiye Banu Katran

GİRİŞ ve AMAÇ: Hasta memnuniyetinin ve hastanelerin eksikliklerinin belirlenmesinde en iyi yöntemlerden biri şikâyetlerin değerlendirilmesidir. Şikâyetlerin değerlendirilmesi; hasta memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak için önemlidir. Bununla birlikte işleyişteki eksikliklerin belirlenmesi ve belirlenen eksikliklerin düzeltilebilmesi için planlamaların yapılması gerekmektedir. 
Bu çalışmanın amacı kamu hastanelerinde şikâyetlerin nasıl değerlendirildiği ve şikâyetlerin sonucuna göre hastanelerde nelerin planlandığını belirlemektir.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırma örneklemi olarak, 2011 yılına ait İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Yataklı Sağlık Hizmetlerine ulaşan 700 adet şikâyet başvurusu taranmıştır. Başvurular 5 soruluk bir anket ile incelenmiştir. Anket sonuçlarından, şikâyetin kim tarafından yapıldığı, hangi tür hastane ile ilgili olduğu, şikâyetin konusu, şikâyetin nasıl sonuçlandığı ve şikâyetin sonucuna göre hastanelerde ne gibi düzenlemelerin yapıldığına ilişkin bilgiler toplanmıştır. E-posta yolu ile gelen başvurular araştırmanın dışında tutulmuştur.

BULGULAR: Araştırma sonucuna göre; şikayet başvurusunu % 68.2 oranla hastanın kendisinin yaptığı, şikayetlerin % 68.3 oranıyla Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ilgili olduğu, şikayetlerin en yüksek oranla %36.7’sinin hekim ile ilgili olduğu, başvuruların %50’sinde şikayetçinin haksız (herhangi bir işlem yapılmadı) bulunduğu, şikayetlerin sonucuna göre hastanelerin en yüksek oranda (%30) hastanede fiziksel düzenlemelerin yapıldığı belirlenmiştir. 

TARTIŞMA ve SONUÇ: Araştırma sonuçları incelendiğinde, İstanbul ilinin hasta yoğunluğuna istinaden, hastanelerin yetersiz kaldığı, şikâyetlerin yeterli değerlendirilemediği, şikâyet sonucuna göre hastanelerin eksik yönlerini düzeltmede yetersiz kaldığı gözlemlenmektedir. Hastanede görevli personelin ve hastaların hasta hakları konusunda bilinçlendirilerek, kalifiye eleman istihdamında bulunması, bir çözüm olarak görülmektedir.

Anahtar Kelimeler:
 Hasta Hakları, Hasta Memnuniyeti, Şikâyetler
5. Cerrahi servislerinde çalışan hemşirelerin yaşam kalitesi ve etkileyen değişkenlerin belirlenmesi
Quality of life of the Nurses Working in the Surgery Services, and Determination of the Effective Variables
doi: 10.5222/jaren.2016.084 Sayfalar:84-91
Esra Çelebi, Nihal Sunal

GİRİŞ ve AMAÇ: Günümüzde çalışma hayatı, kişilerin yoğun kaygılar yaşadıkları bir alandır. Özellikle sağlık alanı; yoğun stresler yaşayan hasta bireylere hizmet verme güçlüğünün yanı sıra, bu alanda görev yapanların günlük çalışmalarında sık sık stres yaratıcı olaylarla karşı karşıya kalmaları nedeniyle diğer iş ortamlarından farklılık göstermektedir. Hastane gibi çok riskli bir çalışma ortamında hasta ile birlikte uzun süreli çalışan hemşireler, çalışma ortamındaki kötü şartlardan etkilenen en önemli sağlık çalışanları olarak görülmektedirler. Bunlar uzun çalışma saatleri, yorucu iş temposu, çalışma şartlarının uygunsuzluğu, eğitim olanaksızlığı, gelir düzeyinin düşük olması, kendine zaman ayıramama, yeterli uyku ve dinlenme olanağı bulamama, sosyal aktivitelere katılamama gibi yaşam kalitesini etkileyen alanlara yönelik sorunlardır. 

YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu araştırma özel bir üniversite hastanesinde cerrahi servislerinde çalışan hemşireler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 263 hemşire oluştururken araştırmamızı kabul eden 210 hemşire oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi formu ve Yaşam Kalitesi Ölçeği- Kısa Formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, ortanca, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi analizlerinden yararlanılmıştır, p<0.05 ise sonuçlar anlamlı kabul edilmiştir.

BULGULAR: Araştırmaya katılan cerrahi hemşireleri yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarından en yüksek puanı “Fiziksel Fonksiyon” (85.91±15.11) boyutundan alırken; en düşük puanı “Fiziksel Rol” (46.90±39.46) düzeyi alt boyutundan almışlardır.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Cerrahi servisinde çalışan hemşirelerin ölçek alt boyutlarına göre fiziksel sağlık puan ortalamalarının (fiziksel fonksiyon (85.91±15.11), fiziksel rol (46.90±39.46), ağrı (62.66±24.24), genel sağlık (63.70±18.68)) ruhsal sağlık puan ortalamalarından (enerji (51.85±20.29), sosyal fonksiyon (67.85±23.67), emosyonel rol (54.28±37.25), mental sağlık (62.62±17.58)) daha yüksek olduğu söylenilebilir.

Anahtar Kelimeler:
 Hemşirelik, Cerrahi Hemşireliği, Yaşam Kalitesi, Yaşam Kalitesi Ölçeği

DERLEME
6. Psikiyatri Hemşireleri İçin Bir Alan: Şizofrenide Duygu Tanıma ve Sosyal İşlevsellik
A Field For Psychiatric Nurses: Emotion Recognition and Social Functioning in Schizophrenia
doi: 10.5222/jaren.2016.092 Sayfalar:92-96
Elif Aşık, Gül Ünsal Barlas

Şizofrenide yüzdeki duyguları tanımada zorluklar yaşanmaktadır. Duyguları tanıma sosyal işlevselliğin bileşenlerindendir. Bu derlemenin amacı, şizofrenide duygu tanıma ve sosyal işlevselliğin ilişkisini açıklayarak, psikiyatri hemşirelerinin hastaların rehabilitasyonunda kullanabilecekleri bir alana dikkat çekmektir. Şizofreni hastalarının, yüzdeki duyguları tanımalarına yönelik psikoeğitim ya da bilgisayar destekli programlar, hastaların sosyal işlevselliğini arttırmaktadır. Psikiyatri hemşireleri, şizofrenlerle yüzdeki duyguları tanımalarına yönelik çalışmalar yürüterek, hastalarının sosyal işlevselliklerini arttırmaya katkı sağlayabilirler

Anahtar Kelimeler: Duygu tanıma, sosyal işlevsellik, şizofreni, psikiyatri hemşireliği

7. Atıkların Ayrıştırılması, Sosyal Sorumluluk ve Çevre Bilinci Eğitimi
Waste Separation, Social Responsibility and Environmental Awareness Education
doi: 10.5222/jaren.2016.097  Sayfalar:97-102
Yeliz Çakır Koçak, Nazan Tuna Oran, Esin Çeber Turfan Doğa, tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için önemli bir sığınak ve büyük bir ekonomik kaynaktır. Ancak zaman içinde insanlar doğayı sınırsızca kullanmaya hatta sömürmeye başlamış ve uzun süre doğaya verdikleri zararlardan habersiz yaşamışlardır. Doğadaki bu yıkımların en önemlilerinden biri olan çevre kirliliği de nitel ve nicel olarak artmış, çevrenin kendini yenileyebilme yeteneğinin çok daha üstüne çıkmıştır. Nüfus artışı ve kent merkezlerinin çoğalması sonucu çevre kirliliği ülkelerin gündeminde ilk sıralarda yer almaya başlamıştır. Sürdürülebilir bir gelecek, çevresel sorunların bilinmesini ve bu sorunların çözülebilmesi için çevre korumacı davranışlarda bulunulmasını gerektirmektedir. Çevre korumacı davranışların en önemlilerinden biri ise eğitimdir. Çevreye karşı duyarlılık oluşturulması ve çevrenin korunması yalnızca çevrecilerin, çevre konusunda eğitimin verilmesi de yalnızca çevre eğitimcilerinin görevi değildir. Bu konuda tüm insanların kendini sorumlu hissetmesi gerekir. Bu sorumluluğu taşıyan, bilinçli ve nitelikli insan yetiştirme görevini üstlenen okullara ve eğitimcilere bu konuda daha fazla sorumluluk düşmektedir.

Anahtar Kelimeler:
 Çevre, eğitim, sosyal sorumluluk

8. Hemşirelik Eğitiminde Teknolojik Bir Adım: IMventro-sim
A Technological Step in Nursing Education: IMventro-sim
doi: 10.5222/jaren.2016.103 Sayfalar:103-108
Merdiye Şendir, Ela Yılmaz Coşkun

Hemşirelik eğitiminde simülasyon türleri gün geçtikçe artmaktadır. Bu türlerden biri bilgisayar destekli simülasyonlardır. Teknolojinin sunmuş olduğu birçok avantaj bu tür programlarda bir aradadır, interaktif eğitim sağlanarak eğitimin niteliği artmakta ve öğrenme süreci kolaylaşmaktadır.
Bu makalede, bilgisayar destekli simülasyon eğitimi ve araştırmacılar tarafından geliştirilen IMventro-sim (Ventrogluteal Bölge İntramüsküler İlaç Uygulama Becerisi Bilgisayar Destekli Simülasyon) programın tanıtımı, geliştirilme amacı ve özellikleri paylaşılmış olup, sağlık profesyonellerinin bilgilendirilmesi ve cesaretlendirilmesi, dolayısıyla hemşirelik eğitiminin niteliğinin ve gücünün artması amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Hemşirelik eğitimi, bilgisayar destekli simülasyon, ventrogluteal bölge, intramüsküler enjeksiyon, IMventro-sim
Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın