Çocuk Cerrahisi Dergisi Sayı 3 - 2017

 tccd.org.tr

    
ARAŞTIRMA

1. Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği Temel Eğitim Etkinlikleri: 10 yıllık bakış
Turkish Association of Pediatric Surgeons Basic Educational Activities: 10 years survey
doi: 10.5222/JTAPS.2017.081 Sayfalar:81-88
Tutku Soyer, Cem Boneval, Ahmet Çelik, Çiğdem Ulukaya Durakbaşa, Cüneyt Günşar, Ayşe Karaman, Abdulkerim Temiz

Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği (TÇCD) Temel Eğitim Etkinlikleri (TEE) uzmanlık öncesi eğitimin standardizasyonu ve yaygınlaştırılması amacıyla ilk kez 2007 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Kurslar Yenidoğan Cerrahisi, Çocuklarda Cerrahi Göğüs Hastalıkları, Karın ve Kolon-Rektum Cerrahisi, Çocuklarda Onkolojik Cerrahi, Çocuk Ürolojisi, Çocukluk Çağı Travmalarında İleri Yaşam Desteği ve Çocuklarda Temel Endoskopik Cerrahi olmak üzere yedi başlıkta yapılmaktadır. TEE kapsamında yapılan kursların 10 yıllık sürede çocuk cerrahisi eğitimine katkısını değerlendirmek amacıyla geriye dönük bir çalışma planlanmıştır. 

On yıllık sürede toplam 41 kurs düzenlenmiştir. Kurslar, son haliyle önce e-kurs olarak internet üzerinden kursiyerlerin erişimine açılmış, sonrasında iki günlük etkileşimli kurslar yapılmıştır. Kurslar boyunca toplam 344 eğitici ve 634 kursiyer eğitimlere katılmıştır. 
Standardize e-kurslar, görsel ve yazılı eğitim materyalleri ile TÇCD-TEE sürekliliği sağlanarak uzmanlık dernekleri eğitim faaliyetleri içerisinde örnek bir eğitim modeli olmuş ve başarı ile 10 yıldır yürütülmektedir. Derneğimiz yönetim kurullarının, eğitim kurullarının ve değerli eğiticilerimizin özverili katkıları ile devam eden TEE'nin ülkemizde çocuk cerrahisi eğitiminin gelişimine ve standardizasyonuna önemli katkılar sağladığını düşünmekteyiz.

Anahtar Kelimeler: Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği, temel eğitim etkinliği, çocuk cerrahisi

2. Çocuk cerrahları ve Whatsapp: Anlık mesajlaşma yazılımının çocuk cerrahisinde günlük kullanımı ile ilgili ilk izlenimler
Pediatric surgeons and Whatsapp: Fırst impressions of daily use of communication software in pediatric surgery
doi: 10.5222/JTAPS.2017.089 Sayfalar:89-94
Şenol Emre, Rahşan Özcan, Arın Celayir, Sinan Celayir

GİRİŞ ve AMAÇ: Bir anlık iletişim programı olan WhatsApp sağlık prfesyonellerinin günlük rutinlerine girmiştir. Whtasappın birçok avantajına karşılık bazı potansiyel sorunlar da olasıdır. Bu çalışmada çocuk cerrahları arasında Whatsapp kullanımının sosyal, tıbbi ve günlük kullanım rutinlerini ve risk konusundaki düşünceleri araştırılmıştır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Katılımcılara 10 ana sorudan oluşan bir anket verilerek Whatsapp kullanımına ilişkin tutumları sorgulandı. Yaş, cinsiyet, mesleki statü, çalışılan kurum, Whatsapp kullanım yöntemi ve bu programın kullanımı ile llgili avantaj ve dezavantajlara yönelik düşünceleri ve gelecek beklentileri sorgulandı. Veriler SPSS 22.0 kullanılarak istatistiksel olarak analiz edildi.

BULGULAR: 52 çocuk cerrahı anketi yanıtladı. (K/E: 23/29). Avantaj olarak belirtilen ana noktalar kolay iletişim ve meslektaşlar ile kolay konsültasyon olanağı (n: 42) grup mesajları ve hasta hakkında bilgilendirme olanağı (n: 34) medikal görüntülerin paylaşımı (n: 28) idi. Ana dezavantaj noktaları ise zman kaybı (n: 14) tıbbi, etik ve yasal riskler (n: 13) ve özel hayatın ihlaline yönelik çekinceler idi (n: 12).

TARTIŞMA ve SONUÇ: Whatsapp çocuk cerrahları tarafında günlük kullanımda önemli yer edinmiştir. Bunula birlike birçok çocuk cerrahı olası bazı riskleri gözardı etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Çocuk Cerrahisi, akıllı telefonlar, iletişim yazılımı, Whatsapp, anlık mesajlaşma

3. Okul Tatili Dönemlerinin Çocuk Cerrahisi Polikliniğimize Başvuran Olguların Nicel ve Nitel Özelliklerine Etkisi
Effect of School Holiday Periods on Quantitave and Qualitative Characteristics of Cases Admitted to Our Pediatric Surgery Policlinic
doi: 10.5222/JTAPS.2017.095 Sayfalar:95-98
Güngör Karagüzel, Sadık Abidoğlu, Cem Boneval, Mustafa Melikoğlu

GİRİŞ ve AMAÇ: Çocuk cerrahisi polikliniğine başvuran olguların sayı ve niteliklerinin dönemsel olarak değiştiği gözlenmekle birlikte bu konudaki güncel bilgilerimiz oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada polikliniğimize başvuran olguların okul tatili dönemleri göz önüne alınarak irdelenmesi amaçlanmıştır. 

YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu çalışmada hastaların polikliniğimize başvuru dönemleri birer haftalık üç gruba ayrılmıştır. Grup 1: Yarıyıl tatil dönemi (Ocak 2017). Grup 2: Eğitim-öğretimin aktif olduğu dönem (Nisan 2017). Grup 3: Yaz tatili dönemi (Haziran 2017). Her bir gruptaki hastaların sayı, cinsiyet, yaş ve başvuru nedenleri (hastalıklar) incelenmiştir. 

BULGULAR: Çalışmamızda toplam 399 olgu değerlendirildi. Grup 1’de 175, grup 2’de 70 ve grup 3’de 154 olgu vardı (p<0,001). Her bir gruptaki erkek olgu sayısı kız olgulardan anlamlı olarak fazlaydı (p<0,001). Tüm gruplar yaş dağılımı açısından benzer özelliklere sahip olup en fazla başvurunun 0-6 yaş aralığında, en az başvurunun ise 15-18 yaş aralığında olduğu görülmüştür (p<0,001). Olgular, başvuruya yol açan hastalıklar açısından değerlendirildiğinde, genitoüriner hastalıkların oranı Grup 1’de %54 (%20’si sünnet istemi), Grup 2’de %50 (%1’i sünnet istemi) ve Grup 3’de %53 (%23’ü sünnet istemi) olarak saptanmıştır. Gastrointestinal sistem ve inguino-skrotal hastalıklarının sıklığı ise %10-20 arasında değişmiştir

TARTIŞMA ve SONUÇ: Okul tatili dönemlerinde polikliniğimize başvuran olguların sayısında sünnet istemlerinden kaynaklanan ciddi bir artış saptanmıştır. Genitoüriner sistemle ilgili hastalıklar başta eğitim-öğretimin aktif olduğu dönem olmak üzere tüm dönemlerde en sık başvuru nedeni olmuştur. Poliklinikte çalışan hekim ve yardımcı sağlık personellerinin sayı ve niteliklerinin, bu dönemsel özellikler ve başvuru nedenleri dikkate alınarak planlanmasının sağlık hizmetinin kalitesi açısından yararlı olacağını düşünüyoruz.

Anahtar Kelimeler: Çocuk cerrahisi, poliklinik, hasta, okul tatili

4. Değişik yöntemlerin uygulandığı hipospadias olgularında bir cerrahın deneyimi
In hypospadias cases with different tecniques applied: One surgen experience
doi: 10.5222/JTAPS.2017.099 Sayfalar:99-104
Canan Kocaoğlu

GİRİŞ ve AMAÇ: Değişik yöntemlerle onarımı yapılmış hipospadias olgularının tarihsel olarak üç dönemde yöntem değişikliğinin ve sonuçlarının irdelenmesi amaçlanmıştır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Tek cerrah tarafından 2001-2015 yılları arasında hipospadias onarımı yapılan yaş ortalaması 5.18yaş (2ay-17yaş) olan 315 olgu geriye dönük olarak incelendi. Olgular tarihsel olarak kullanılan teknikler itibari ile üç gruba ayrıldılar. Grup 1 (2001-2008): TIPU yapılmayan olgular ( MAGPI, Mathieu, GAP, Pyramid, Duckett, onlay ada flebi) dönemi. Grup 2 (2009-2011): Hem TIPU hem diğer yöntemlerle (MAGPI, Mathieu, GAP, Pyramid, Duckett, onlay ada flebi) ameliyat edilenler dönemi. Grup 3 (2012-2015): Sadece TIPU uygulanan olgular dönemi. 

BULGULAR: Olguların çoğu distal hipospadias 252 (%80) idi. Distal tip hipospadias olgularının 99’una TIPU, 77’sine MAGPI, 39’una Mathieu, 22’sine GAP, 11’ine Pyramid, 4’üne onlay ada flebi yöntemleri uygulanmıştır. Midşaft tipte, 19’una TIPU, 17’sine onlay ada flebi, 16’sına Mathieu yöntemi uygulanmıştır. Proksimal tipte 7’sine TIPU, 3’üne Duckett yöntemi, 1’ine onlay ada flebi uygulanmıştır. Üretral fistül ve meatal stenoz görülme oranı distal hipospadiasta %7,14 iken midşaft hipospadiasta %15.38, ve proksimal hipospadiasta %27.27’dir. Distal hipospadiaslarda TIPU ile onarımda diğer tekniklere göre meatal stenoz anlamlı olarak fazla görülürken midşaft ve penoskrotal hipospadiaslarda TIPU ile onarımda üretral fistül diğer tekniklere göre anlamlı olarak az görülmüştür. İstatiksel olarak 1 yaş ve altında opere edilen olgular ile 1 yaşın üzerinde opere edilenler arasında üretral fistül ve meatal stenoz açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05).

TARTIŞMA ve SONUÇ: Hipospadias onarımı her hangi bir yaşta yapılabilir, fakat skar açısından 1 yaşın altında yapılması uygundur. TIPU ile onarım hem kolay hemde meatal görünüm ve fistül gibi komplikasyonlar açısından diğer tekniklerden üstündür; ancak distal hipospadiaslarda meatal stenoz gelişmemesi için dikkatli olunmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Çocuklar, hipospadias, meatal stenoz, TIPU, üretrokütanöz fistül

5. Çocukluk Çağında Laparoskopik Kolesistektomi
Laparoscopic Cholecystectomy In Childhood
doi: 10.5222/JTAPS.2017.105 Sayfalar:105-107
Mehmet Mert, Tunç Özdemir, Ali Sayan, Gökhan Köylüoğlu

GİRİŞ ve AMAÇ: Çocuklarda safra kesesi taşları yetişkinlere göre çok daha az görülmektedir. Günümüzde safra kesesi taşı saptanan çocuk sayısı gittikçe artmakta ve genellikle etiyolojide de herhangi bir unsur saptanamamaktadır. Bu çalışmada kolelitiyazis nedeniyle laparoskopik kolesistektomi yapılmış olan hastalar incelenmiştir.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Kliniğimizde ocak 2010 ile mayıs 2017 tarihleri arasında kolelitiyazis nedeniyle laparoskopik kolesistektomi uygulanmış olan hastalar demografik özellikleri, ultrasonografik bulgular, etiyolojik unsurlar ve komplikasyonlar açısından geriye dönük olarak incelenmiştir.

BULGULAR: Belirlenen zaman aralığında 42 hastaya kolelitiyazis nedeniyle laparoskopik kolesistektomi uygulanmıştır. Hastaların 24’ü kız, 18’i erkektir. Yaş ortalaması 14’tür (3-17 yaş). Preoperatif ultrasonografide 8 hastada safra kesesinde tek taş görülmüş iken, 34 hastada küçük çoklu taşlar görülmüştür. Etiyolojik araştırmada; üç hastada talasemi, iki hastada hiperkolesterolemi, bir hastada herediter sferositoz, bir hastada da glukoz-6-fosfat dehidrogenaz(G6PD) enzim eksikliği saptanmıştır. Kalan 35 hastanın 12’sinin aşırı kilolu olması dışında özellik yoktur. Ayrıca iki hastada ise morbid obezite nedeniyle sleeve gastrektomi sonrasında kolelitiyazis geliştiği saptanmıştır. Hastaların tümüne laparoskopik kolesistektomi uygulanmıştır. Bir hastada teknik sıkıntılar dolayısı ile açık kolesistektomiye geçilmiştir. Bir hastada koledok yaralanması gerçekleşmiş ve bu hastaya Roux-en-Y hepatikojejunostomi uygulanmıştır. Hiçbir hasta kaybedilmemiş ve hastaların uzun dönem takiplerinde sorun yaşanmamıştır.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Çocukluk çağında kolelitiyazis gittikçe artan bir sıklıkla görülmektedir. Yeme alışkanlıkları ve aşırı kilo etiyolojide etkili görünmektedir. Yetişkin hastalarda olduğu gibi kolelitiyazisli çocuklarda da laparoskopik kolesistektomi güvenli bir cerrahi yöntemdir.

Anahtar Kelimeler: Aşırı kilo, çocukluk çağı, laparoskopik kolesistektomi, obezite, safra kesesi taşı, sleeve gastrektomi

6. Hızlı Sünnet: Bir epidemiyolojik ve teknik araştırma
Rapid Circumcision: An epidemiological and technical research
doi: 10.5222/JTAPS.2017.108 Sayfalar:108-112
Ali Erdal Karakaya, Ahmet Gökhan Güler, Ahmet Burak Doğan

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu c¸alıs¸mada Kahramanmaras¸ ili ve c¸evresinde yogˆun su¨nnet talebini kars¸ılamak amacıyla Diyatermik Bıc¸ak veya Termokoter olarak adlandırılan cihaz yardımıyla yapılan su¨nnet is¸leminin sonuc¸larını sunmak ve su¨nnet literatu¨ru¨ne katkı sagˆlamak amac¸lanmıs¸tır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Ocak 2012 ve Ocak 2016 tarihleri arasında toplam 2973 hastaya genel anestezi altında Diyatermik Bıc¸ak kullanılarak ve glans korunarak giyotin yo¨ntemiyle su¨nnet yapıldı. Ortalama yas¸ 25.1 ay idi.

BULGULAR: Ortalama is¸lem su¨resi 6,5 dk idi. Do¨rt hastada sızıntı s¸eklinde kanama go¨ru¨ldu¨. Hic¸ bir hastada su¨nnete bagˆlı enfeksiyon ve cerrahi yaralanma go¨ru¨lmedi. Bir hastada sekonder fimozis gelis¸ti ve 6 ay sonra tekrar ameliyata alınarak du¨zeltildi.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Su¨nnet is¸lemi mutlaka sagˆlık kurulus¸larında ve doktorlar tarafından yapılmalıdır. I·lk bahar aylarında yas¸anan yogˆun talep hem hızlı hem de gu¨venli yo¨ntemleri o¨n plana c¸ıkarmaktadır. Komplikasyon oranı ve is¸lem su¨resi go¨z o¨nu¨ne alındıgˆında Diyatermik Bıc¸ak ile yapılan su¨nnet pratik ve gu¨venlidir.

Anahtar Kelimeler: Sünnet, Cihaz, Komplikasyon, Epidemiyoloji, Mevsim

7. Preadölesan ve adölesan erkeklerde laparoskopik varikosel ligasyonu ile mikroskopik varikoselektominin karşılaştırılması
Comparison the outcomes of laparoscopic varicocele ligation and microscopic varicocelectomy in preadolescent and adolescent boys
doi: 10.5222/JTAPS.2017.113 Sayfalar:113-117
Ahsen Karagözlü Akgül, Murat Uçar, Nizamettin Kılıç, Emin Balkan GİRİŞ ve AMAÇ: Prepubertal hastalarda varikosel tedavisi tartışmalıdır. Açık cerrahi (mikroskopi yardımlı veya değil) veya laparoskopik teknikler tedavide kullanılan cerrahi yöntemlerdir. Bu çalışmada mikroskopik ve laparoskopik varikoseletominin sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. 

YÖNTEM ve GEREÇLER: 2003-2015 yılları arasında varikosel tedavisi yapılmış olan hastalar geriye dönük olarak iki grupta değerlendirildi. Laparoskopik varikosel ligasyonu (LVL) yapılan hastalar grup 1’e, mikroskopik varikoselektomi(MV) yapılan hastalar grup 2’ye alındı. Operasyon süresi, başarı oranı ve komplikasyonlar açısından iki grup karşılaştırıldı. Fisher’s exact test, Mann-Whitney U test ve bağımsız örneklem T testi istatistik analiz için kullanıldı. 

BULGULAR: Grup 1’de 30 hasta, grup 2’de 13 hasta olmak üzere 43 hasta çalışmaya alındı. Yaş ortalaması 13,2 yıl idi. 40 hastada sol tarafta, 3 hastada sağ tarafta saptandı. Gruplar arasında yaş, taraf ve varikosel derecesi açısından anlamlı fark yoktu. Ortanca operasyon süresi grup 1’de 55 dakika ( 35-70dk), grup 2’de 50 dakika (40-80dk) saptandı. Hidrosel, LVL grubundaki 3 hastada görüldü. Skrotal hematom MV grubundaki bir hastada görüldü. Postoperatif testis volüm kaybı grup 1’de 3 hastada, grup 2’de 1 hastada, toplam 4 hastada görüldü. Postoperatif yara yeri enfeksiyonu veya nüks hiçbir hastada görülmedi. Gruplar arasında sonuçlar veya komplikasyonlar açısından anlamlı bir fark bulunmadı. 

TARTIŞMA ve SONUÇ: Laparoskopik varikosel ligasyonu grubunda daha uzun operasyon süresi, daha fazla postoperatif hidrosel ve testis volüm kaybı görülse bile gruplar arasında istatistik olarak anlamlı fark yoktu. Sonuçlar preadölesan ve adölesan hastalarda her iki yöntemin de etkin seçenekler olduğunu göstermiştir. 

Anahtar Kelimeler: Varikosel, adölesan, mikroskobik, laparoskopik  

OLGU SUNUMU
8. Türkiye’de Prepubertal Üretral Prolapsuslu İlk Çocuk Olgu
First child case of the prepubertal urethral prolapse in Turkey
doi: 10.5222/JTAPS.2017.118  Sayfalar:118-120
Turan Yıldız, Aysel Yucak, Dilek Bingöl Aydın, Zekeriya İlçe

Üretral prolapsus, distal üretral mukozanın eksternal meadan sirküler bir şekilde protrüzyonu ile karakterize nadir bir hastalıktır. Genellikle prepubertal zenci kız çocuklarında ve postmenopazal beyaz kadınlar arasında görülür. Vajinal kanama ve vulvar bölgede kitle hastanın ilk şikâyetleridir. Hastalık nadir görülmesi nedeni ile cinsel istismar, üreterosel, üretral karinkül, ve rabdomyosarkom ile karışabilir. Biz bu çalışmada Türkiye’de daha önce raporlanmamış ilk üretral prolapsuslu çocuk vakayı sunduk.

Anahtar Kelimeler: Üretral Prolapsus, Prepubertal Kız, Vajinal Kanama, Vulvar Kitle

DİĞER
9. Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisinde Güncel Makalelerden Seçmeler
Sayfalar:121-125
Emil Mammadov, Sibel Tiryaki

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisinde Güncel Makalelerden Seçmeler

Anahtar Kelimeler: Çocuk cerrahisi, çocuk ürolojisi, örnekler

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın