Çocuk Cerrahisi Dergisi Sayı 1 - 2017

 tccd.org.tr

    
ARAŞTIRMA

1. Afet yönetimi: çocuk cerrahlarının deneyimleri
Disaster management: experiences of pediatric surgeons
doi: 10.5222/JTAPS.2017.001  Sayfalar:1-4
İdil Rana User, Ünal Bakal, Mehmet Saraç, Ahmet Kazez, Bülent Hayri Özokutan

GİRİŞ ve AMAÇ: Günümüzde kazalar, savaşlar ve doğal afetler nedeniyle çok sayıda insan yaralanmakta ve yaşamını kaybetmektedir. Bu nedenle, afet tıbbının önemi artmıştır. Bu çalışmada, yaşanan olaylar ışığında afet durumlarında çocuk cerrahlarının deneyimlerinin aktarılması amaçlanmıştır.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Ağustos 2016’da Elazığ’da ve Gaziantep’te yaşanan terör olayları ardından sözü geçen illerde üniversite hastanelerinde afet yönetimi, acil servis idaresi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları irdelendi

BULGULAR: Her 2 olayda da, kimliği belirsiz yaralıların olması, kısa zaman diliminde çoklu travmaya maruz kalan çok sayıda hastanın getirilmesi, acilin, laboratuar, kan bankası ve radyoloji bölümlerinin kapasitelerini aşacak başvurular, karşılaşılan ortak sorunlardı. Çıkarılan dersler ise, insan ve malzeme kaynaklarının verimli kullanılması, gereksiz tetkiklerden kaçınılması, hastaların durumlarına göre triyaj uygulanıp iş yükü ve yoğunluğun dengelenmesi, yaralılar hastaneye ulaşmadan önce acile gidilip hazırlıkların yapılması, akut durum atlatıldıktan sonra nöbet sistemi oluşturularak tıbbi hizmetin devamlılığının sağlanması gerekliliğidir.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Önceden hazırlanan hastane afet planı ile bu gibi durumlarda ortaya çıkacak sorunlar en aza indirgenebilir. Bu ve benzeri çok sayıda insanının yaralanabileceği ve yaşamını kaybedebileceği olayların gelecekte de devam edeceği gerçeği, afet tıbbının çocuk cerrahisi eğitimine dahil edilmesini de gerekli kılmaktadır. 

Anahtar Kelimeler: Afet tıbbı, travma, patlama yaralanması, çocuk

2. Yazın Artan Sünnet Talebi İle Başa Çıkabilmek İçin Alternatif Bir Yöntem: Plastik Klemp İle Sünnet
An Alternative Method To Cope With İncreasing Demand For Circumcision İn Summer: Circumcision With Plastic Clamp
doi: 10.5222/JTAPS.2017.005 Sayfalar:5-10
Ahmet Atıcı, Sinan Kılıç

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada plastik klemp (Alisklamp) ile sünnet yönteminin yaz do¨neminde artan sünnet yoğunluğunu azaltmada çocuk cerrahları için alternatif bir yöntem olabileceğine dikkat çekilmesi amaçlandı.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Ağustos 2014- Haziran 2016 tarihleri arasında Aksaray Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde yapılan sünnetler geriye dönük olarak incelendi. Bu süre içinde cerrahi yöntem ve plastik klemp ile yapılan sünnet sayıları karşılaştırıldı. Her iki yöntem için operasyon yaşı, operasyon süresi, operasyon maliyeti ve komplikasyon oranı belirlendi.

BULGULAR: Ağustos 2014- Haziran 2016 tarihleri arasında iki çocuk cerrahı tarafından 2367 hastaya sünnet yapıldı. 2131 (%90,02) hastaya plastik klemp yöntemi ile ve 236 (%9,18) hastaya cerrahi yöntemle sünnet yapıldı. Cerrahi sünnet sonrası maliyet ortalama 179,6±15 TL, plastik klemp yöntemi ile maliyet ortalama 172,5±10 TL olarak bulundu. Ameliyat süresi plastik klemp yöntemi ile ortalama 8,3±5,9 dakika, cerrahi yöntemle ortalama 27,5±5,8 dakika olarak bulundu. Cerrahi yöntem ve plastik klemp ile sünnet arasında süre açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark tespit edildi (p=0,01). Çalışmamızda plastik klemp ile total komplikasyon oranı % 2,06 olarak bulundu. En çok görülen komplikasyon %1,86 ile kanama oldu. 

TARTIŞMA ve SONUÇ: Plastik klemp yöntemi ile sünnet, cerrahi yöntemle kıyaslandığında kabul edilebilir bir komplikasyon oranına sahiptir ve daha kısa sürmektedir. Plastik klemp yöntemi ile sünnet özellikle yazın ikinci basamak sağlık hizmeti veren hastanelerde sünnet süresini kısaltması nedeniyle ameliyathanenin daha verimli kullanılmasında etkili bir yöntem olabilir.

Anahtar Kelimeler: Sünnet, Çocuk, Plastik Klemp

3. Safra kesesi taşlarında laparoskopik kolesistektomi: Çocuklar ve yetişkinler arasında klinik ve yöntem özelliklerinde farklılık var mı?
Laparoscopic cholecystectomy in gallbladder stone: Is there any difference in clinical and procedure characteristics between children and adults?
doi: 10.5222/JTAPS.2017.011 Sayfalar:11-16
Serpil Sancar, Esra Özçakır, Hacı Murat Çaycı, Umut Eran Erdoğdu, Mete Kaya

GİRİŞ ve AMAÇ: Literatürde, çocuklarda laparoskopik kolesistektomiyi (LK) erişkin seriler ile karşılaştıran çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada LK yapılan çocuklarda ve erişkinlerde klinik özellikleri ve sonuçları karşılaştırmayı amaçladık.

YÖNTEM ve GEREÇLER: 2011-2016 yılları arasında Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı'nda ve Mart ve Mayıs 2016 tarihleri arasında Genel Cerrahi Bölümü'nde LC yapılan hastalar iki gruba ayrılmıştır. Demografik veriler, kolesistektomi endikasyonları, preoperatif yaklaşımlar, ameliyat teknikleri, komplikasyonlar, hastanede kalış süreleri ve postoperatif takip verileri retrospektif olarak incelendi.

BULGULAR: 24 çocuk ve 34 erişkin hastanın kayıtlarına ulaşıldı. Çocuklarda ortalama yaş 10.5 yıl (1-17), erişkinlerde 34 yıl (24 - 76) idi. Ortalama vücut kitle indeksi çocuklarda anlamlı olarak erişkinlerden düşük bulundu (p<0.05). Çocuk hasta grubundan 3 hastada hematolojik hastalık vardı. LK her iki grupta da klasik 4 port tekniği ile yapıldı. Ortalama ameliyat süresi çocuklarda erişkinlere göre anlamlı olarak uzun idi (106 dk, 55.30 dk, p<0.05). Ortalama hastanede yatış süresi çocuklarda 3.3 gün, erişkinlerde 1.67 gün bulundu. Her iki grupta ameliyat sonrası komplikasyonlar açısından fark yoktu.

TARTIŞMA ve SONUÇ: Safra kesesi taşı hastalığı, çocuklarda erişkinlere göre farklı klinik görünüme sahip olsa da, LC işlemi benzerlik göstermektedir. Ameliyat sonrası dönemde saptanan farklılıklar, farklı klinik uygulamalara bağlı olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Laparaskopik kolesistektomi, kolelitiyazis, kolesistit

4. 600 günde neler yapılabilir?
What can be done in 600 days?
doi: 10.5222/JTAPS.2017.017 Sayfalar:17-19
Metin Gündüz

GİRİŞ ve AMAÇ: Ülkemizde yeni mezun pratisyen ve uzman hekimler iki yıl süre ile Devlet hizmeti yükümlülüğüne tabidirler. Bu sürede bir çocuk cerrahisi uzmanının yaptığı ameliyatları ve bunları etkileyen faktörleri değerlendirmeyi amaçladık.

YÖNTEM ve GEREÇLER: Şubat 2009 - Aralık 2011 tarihleri arasında Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getiren Çocuk Cerrahisi Uzmanı’nın genel anestezi altında yaptığı ameliyatlar retrospektif olarak incelendi. 

BULGULAR: Genel anestezi altında 166’sı (%36.7) sünnet olmak üzere toplam 452 hasta opere edildi. 286 (%63.3) vakanın 176 ‘sı (%61.5) inguinal bölge patolojisi, 73’ü (%25.3) akut batın, 27’si (%9.5) ürolojik problemler, 8’i %(3) yenidoğan ve 2’si( %0.7) travma idi. 

TARTIŞMA ve SONUÇ: Çocuk Cerrahisi uzmanları çalıştıkları hastanenin altyapı ve imkanları, ile aldığı eğitim paralelinde ameliyatlarını yapmaktadır. Tecrübe ve ekip çok önemli olup nadir görülen, komplike ve multidisipliner yaklaşım gerektiren hastalar ilgili merkezlere yönlendirilmelidir.

Anahtar Kelimeler: Çocuk, cerrahi, devlet hizmeti yükümlülüğü

OLGU SUNUMU
5. On bir Yaşında Bir Çocukta Kosta Fraktürü İle İlişkili Akciğer Herniasyonu
Lung Herniation Associated with Rib Fracture in an 11-year-old child
doi: 10.5222/JTAPS.2017.020  Sayfalar:20-23
Ahmet Atıcı, Mehmet Ali Eryazğan 

Toraks yaralanmalarının %90’na yakını künt travmalar sonucu meydana gelmektedir. Onbir yaşında erkek hasta sol göğüs ön duvarını sınıf kapısına çarpma sonrası zorlu nefes alma yakınması ile hastanemize başvurdu. Hastanın bilgisayarlı tomogrofi incelemesinde, 6. kostadaki deplase fraktürün parçalı komponentinin akciğer parankimine saplandığı izlendi. Hastaya torakoskopi yapılarak akciğer parankimine saplanan kosta fragmanı çıkarıldı. Eksplorasyonda göğüs ön duvarına herniye olduğu farkedilen akciğer alt lob laterobazal segmenti toraks içine redükte edildi. Hasta postoperatif 4. günde şifa ile taburcu edildi. Bu makalede, künt toraks travması sonucu gelişen deplase kosta fraktürü ve buna bağlı oluşan doku defektinden akciğerin cilt altına herniasyonu ile karakterize bir olgunun sunulması amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Toraks travması, çocuk, kosta fraktürü, akciğer herniasyonu

6. Tek-bölgeli Castleman Hastalığı: Olgu sunumu
Single-Region Castleman's Disease: Case report
doi: 10.5222/JTAPS.2017.024 Sayfalar:24-26
Dilek Çıngı Eker, Ünal Güvenç, Mehmet Halit Serdar Sander, Aytuğ Genç, Nagehan Özdemir Barışık 

Castleman Hastalığı (anjiyofoliküler lenfoid hiperplazi, dev lenf nodülü hiperplazisi), nedeni tam aydınlatılamamış nadir bir hastalıktır. Tedavide hastalığın klinik ve histolojik şekli belirleyicidir. Bu çalışmada sağ koltuk altında kitle nedeniyle on yaşında ameliyat edilen ancak kitlenin tam olarak çıkarılamadığı tek-bölgeli, hyalin vasküler tip Castleman Hastalığı saptanan bir olgu sunulmuş, hastalığın özellikleri ve tedavi yöntemleri literatür bilgileri ışığında tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Tek-bölgeli Castleman Hastalığı, Çocuk, Tedavi

7. Hirschsprung Hastalığı'nın eşlik ettiği bir sendrom: Mowat-Wilson Sendromu
Mowat-Wilson Syndrome with Hirschsprung Disease: A case report
doi: 10.5222/JTAPS.2017.027 Sayfalar:27-30
Mehmet Mert, Ali Sayan, Tunç Özdemir, Gökhan Köylüoğlu

Amaç: Mowat-Wilson Sendromu, günümüze kadar yaklaşık 250 değişik özelliklerde olgular yayınlanmış çoklu bir doğumsal anomalidir. Yenidoğan döneminden başlayarak izlenen olgumuz sendromun özelliklerini vurgulamak amaçı ile sunulmuştur.

Olgu Sunumu: Yenidoğan döneminde Hirschsprung Hastalığı (HH) tanısı almış olan olgu, tipik yüz görünümü ve çoklu doğumsal anomalileri olması nedeniyle yapılan ileri incelemeler sonucunda Mowat-Wilson Sendromu (MWS) tanısı almıştır.

Sonuç: Mowat-Wilson Sendromu’nun bir parçası da Hirschsprung Hastalığı olması yönünden önemlidir. Tipik yüz görünümü ile dikkat çeken böyle bir hastada Hirschsprung Hastalığı’nın bulunacağı düşünülerek acil girişimler planlanmalıdır. Genetik tanı kesinleştiği zaman sendromun diğer özellikleri aranmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Mowat-Wilson Sendromu, Hirschsprung Hastalığı, bağırsak motilite bozukluğu

DİĞER
8. Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisinde Güncel Makalelerden Örnekler
Sayfalar:31-34
Emil Mammadov

Danimarka’da yapılan bu çalışmada, 1997-2009 yılları arasında üniversite hastanesinde tedavi edilmiş. 71 gastroşizis olgusu geriye dönük taranmış ve yaşayan olguların güncel takip bulguları, laboratuvar
değerlendirmesi ve aileleri ile birlikte mevcut durumuna yönelik anket uygulanmıştır. Retrospektif verilere bakıldığında 7 olgu kompleks (barsak anomalileri ve ek anomaliler eşlik eden), 64 olgu basit olarak tespit edilmiştir. On altı (%22,5) olguda onarım için yama kullanılmıştır (GORE® DUALMESH). Takipte 7 hasta (%9,9) kaybedilmiştir. Ölüm nedenleri içinde en sık parenteral beslenmeye bağlı karaciğer yetmezliği (4) ve akut ince barsak obstrüksiyonu (2) görülmüştür. Diğer nedenler ise santral venöz kateter komplikasyonu (1), septisemi (1) ve CMV enfeksiyonu (1) olarak saptanmıştır. Kompleks gruptaki ölümler basit gruptakilere göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Halihazırda yaşayan 64 hastanın 40’ı takip çalışmasına katılmıştır. Yapılan barsak yapışıklığı değerlendirmesinde, yama kullanılan ile kullanılmayan grup arasında anlamlı fark görülmemiştir.
Aynı zamanda, kapatılma için geçirilen operasyon sayısının da barsak yapışıklığı riskini arttırdığına dair bir bulguya rastlanmamıştır. Hastaların %22,5’i son üç ayda en az üç kez sosyal veya eğitim aktivitelerinden alıkoyacak veya doktora götürecek kadar önemli karın ağrısı atağı tarif etmiştir. Laboratuvar değerlendirmeleri sonucunda bir hastada vitamin D ve bir hastada vitamin B12 (terminal ileum rezeksiyonu) saptanmıştır. Fetal eksikliği değerlendirmesi yapılmış olan 16 hastanın altısında değerler yüksek olarak görülmüştür ancak bu hastaların hiçbirinde bu dönemde önemli klinik şikayet saptanmamıştır. Birer hastada da çinko ve magnezyum eksikliği görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Örnek, örnek, örnek

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın