Çocuk Cerrahisi Dergisi Sayı 5 Ek - 2016

 tccd.org.tr

    
DİĞER

1. Prof. Dr. Nebil Büyükpamukçu’yu tanımak
doi: 10.5222/JTAPS.2016.363 Sayfalar:363-365
İbrahim Karnak

Sayın Hocamız Prof. Dr. Nebil Büyükpamukçu’yu önce kendi anlatımından sizlere bir kez daha tanıtmak, ardından bir öğrencisi ve çalışma arkadaşı olarak gözlemlediklerimi sizlere aktarmak istiyorum.

Anahtar Kelimeler: Nebil, Büyükpamukçu, tanımak

2. Çocuk onkolojik cerrahi hastalıklarında görüntüleme
Imaging in pediatric oncological surgical diseases
doi: 10.5222/JTAPS.2016.366Sayfalar:366-370
Nursun Özcan1, Mithat Haliloğlu2

Modern görüntüleme yöntemleri çocukluk çağı kanserlerinin değerlendirilmesinde temel bir rol oynamaktadır. Yeni gelişen teknikler görüntüleme çeşitliliğini arttırmıştır. Onkoloji hastalarının takiplerinde, tetkik seçiminde, en az radyasyon içeren en uygun görüntüleme tetkikini, en uygun zamanda istemek gerekir.

Anahtar Kelimeler: Pediatrik, onkoloji, tanısal görüntüleme

3. Çocuk onkolojik cerrahi hastalıklarda patoloji
Pathology in pediatric oncological surgical diseases
doi:10.5222/JTAPS.2016.371 Sayfalar:371-396
Diclehan Orhan

Çocuk onkolojik cerrahi hastalıklardan en sık patoloji değerlendirmesi yapılanlar, Wilms tümörü başta olmak üzere renal tümörler, nöroblastik tümörler, rabdomyosarkom, adrenokrotikal tümörler, karaciğer tümörleri ve gonad tümörleri olarak sıralanabilir. Her bir onkolojik cerrahi hastalığın kendine özgü histopatolojik değerlendirme ölçütleri bulunmaktadır. Bu değerlendirmelerin çocuk tümörleri patolojisine odaklanmış deneyimli patologlarca yapılması hem onkolojik tedavinin kurgulanması hem de multidisipliner verilerin değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu derlemede sık rastlanan çocuk onkolojik cerrahi hastalıklarının patolojisi güncel uygulamalar ışığında ele alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: Patoloji, Wilms tümörü, nöroblastom, rabdomyosarkom, hepatoblastom, hepatosellüler karsinom, over tümörü, adrenokortikal, tümör

4. Çocukluk çağı kanserlerinde biyopsi yöntemleri
Biopsy techniques in childhood cancers
doi: 10.5222/JTAPS.2016.397 Sayfalar:397-404
Özlem Boybeyi Türer, İbrahim Karnak

Çocukluk çağı kanserlerinin sağaltımında multidisipliner yaklaşımın benimsenmesiyle ve cerrahinin yanı sıra kemoterapi ve radyoterapinin de tedavi protokollerinde yer almasıyla sağkalım artmıştır. Ayrıca risk gruplarına göre tedavi planları uygulanmaya başlandığından biyopsiye gereksinim ve doku tanısının önemi artmıştır. Biyopsi yalnızca bir tanı aracı olarak görülmemelidir. Biyopsi metastatik hastalığın belirlenmesinde veya kalıntı dokuda canlı tümör hücresi varlığını araştırmada da oldukça önemlidir. Biyopsinin doğru dokudan, yeterli miktarda ve hasta için en uygun ve en az invazif yöntemle alınması da kanser tanı ve tedavisinde kritik bir öneme sahiptir. Biyopsi yöntemleri, ince iğne aspirasyon biyopsisi, kalın iğne (tru-cut) biyopsisi, minimal invazif yöntemler ve insizyonel açık biyopsi olarak sayılabilir.

Anahtar Kelimeler: Biyopsi, ince iğne aspirasyon biyopsisi, tru-cut biyopsi, minimal invazif yöntemler, insizyonel biyopsi

5. Pediatrik onkolojide cerrahi ilkeler
Surgical principles in pediatric oncology
doi: 10.5222/JTAPS.2016.405 Sayfalar:405-416
Turan Bayhan, Ali Varan, Münevver Büyükpamukçu

Çocukluk çağı kanserlerine multidisipliner yaklaşımda cerrahi önemli bir yere sahiptir. Cerrahi girişimler tümörün tanısında, evrelemesinde ve tedavisinde gerekli olmaktadır. Tümörün türüne göre cerrahi girişimin yeri ve önemi değişmektedir. Lenfomalarda cerrahi sadece tanısal bir role sahipken, Wilms tümöründe cerrahi eksizyon tedavinin en önemli parçasıdır. Tümörlerin cerrahi eksizyonunun zamanı da tümörlerin türüne, kemoterapiye olan yanıtına ve ekollere göre farklılık göstermektedir. Örneğin, Wilms tümöründe Kuzey Amerika yaklaşımında tanı anında tümörün çıkarılması önerilirken Avrupa ekolünde hastalar kemoterapi aldıktan sonra tümörün çıkarılması gerçekleştirilir. Bu makalede çocuk cerrahisi kliniklerinde sık görülen çocukluk çağı kanserlerine güncel cerrahi yaklaşım ve tedavide cerrahların rolü incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Çocuk onkolojik cerrahi, Wilms tümörü, nöroblastom, rabdomyosarkom, hepatoblastom, lenfoma

6. Nöroblastom: Çocuk cerrahının bakış açısından güncel durum
Neuroblastoma: Current status from pediatric surgeon’s perspective
doi: 10.5222/JTAPS.2016.417Sayfalar:417-432
İbrahim Karnak

Nöroblastom çocukluk çağının en sık karşılaşılan solid tümörüdür. Son birkaç on yılda 5 yıllık sağkalım oranları %50’yi aşmıştır. Nöroblastomlarda ALK (%9,2), PTPN11 (%2,9), ATRX (%2,5), Nmyc (%1,7), NRAS (%0,8) gibi yineleyen gen mutasyonları gösterilmiştir. Cerrahi çıkartımın genişliğini de değerlendirmeye alan evreleme sistemi (International Neuroblastoma Staging System=INSS) ve risk grubuna göre evreleme sisteminin (International Neuroblastoma Risk Group Staging System=INRGSS) yerini, tanı anındaki radyolojik risk etmenleri, yaş, tümör histolojisi ve matürasyonu, Nmyc ve 11q bölgesi durumu ve ploidinin dikkate alındığı, cerrahinin kapsamının değerlendirme dışı kaldığı yeni bir risk grubu sınıflama sistemi (International Neuroblastoma Risk Group Pretreatment Classification System) almıştır. Lokalize, düşük veya orta riskli nöroblastomlarda cerrahi tedavinin yeri açıktır. İleri evre veya yüksek riskli nöroblastomlarda tümör çıkartımı başlangıç tedavisinin sonunda yapılmakta ve tümörün yerel denetimi açısından yarar sağlamaktadır. Geriye dönük araştırmalardan ve bunların birlikte değerlendirilmesinden elde edilen veriler, yüksek kanıt gücüne sahip olmamakla birlikte, tümörün tam veya kaba tam çıkartımının, en azından olaysız sağkalım süresini uzattığını göstermektedir. Cerrahların güncel bilgiler ışığında, görüntüleme ile belirlenen risk etmenlerini ve deneyimini göz önünde tutarak karar vermesi ve multidisipliner yaklaşımı gözetmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler:
Nöroblastom, cerrahi, tedavi

7. Wilms tümörü: Çocuk cerrahı gözüyle güncel yaklaşımlar ve tedavideki sorunlar
Wilms’ tumor: Current approaches and therapeutic issues from the perspective of pediatric surgeon
doi: 10.5222/JTAPS.2016.433 Sayfalar:433-440
İdil Rana User, Saniye Ekinci

Wilms tümörü çocukluk çağının en sık böbrek kaynaklı tümörüdür. Amerika ve Avrupa’da yürütülen çok merkezli uzun dönem çalışmalarda toplanan veriler, tedavi yaklaşımlarını belirlemiş ve hem sağkalım oranlarının artmasını hem de tedaviye ikincil morbiditenin azalmasını sağlamıştır. Erken evre hastalıkta belirli kemoterapi rejimleri ve uygun cerrahi çıkarım ile kür oranları %95’in üzerinde olmasına rağmen, ileri evre hastalık, anaplazi, bilateral tutulum, trombüs varlığında ve eşlik eden sendromu olan olgularda cerrahi yaklaşım ve tedavi seçenekleri ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. Uzun dönem sağkalım sağlanabilen olgularda ise erişkin dönemde böbrek işlevlerinin korunması, verilen kemoterapi ve radyoterapinin olumsuz sonuçlarının azaltılması hedeflenmektedir. Bu makalede, Wilms tümörünün tanı ve tedavi aşamalarında dikkat edilmesi gereken noktalar, cerrahi tedavide güncel yaklaşımlar, uzun dönem sağkalım ve renal işlevler hakkındaki verilerin güncel kaynaklar ışığında derlenmesi amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Wilms tümörü, sağkalım, çocuk, nefrektomi

8. Karaciğer tümörleri
Hepatic tumors
doi: 10.5222/JTAPS.2016.441Sayfalar:441-451
Feridun Cahit Tanyel

Karaciğer tümörleri çocuklarda sık değildir. Benign veya malign, bir karaciğer tümörünün tedavisi her hasta için özel olup, gözlemden karaciğer nakline kadar çok geniş bir spektrumda değişebilmektedir. Az görülen bu tümörlerin tecrübeli merkezlere yönlendirilmesi tedavi başarısını arttıracaktır.

Anahtar Kelimeler: Karaciğer, çocuk, hepatoblastom, hepatosellüler karsinom, tümör, rezeksiyon

9. Rabdomyosarkom
Rhabdomyosarcoma
doi:10.5222/JTAPS.2016.452 Sayfalar:452-462
Tutku Soyer

İskelet kasına farklılaşan mezenkimal hücrelerden kaynaklanan rabdomyosarkom (RMS) çocuklardaki tüm solid tümörlerin %20’sini oluşturur. Geçmiş yıllarda radikal cerrahi girişimlerin tedavide önemli yere sahip olduğu RMS’ların günümüz tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi ile birlikte organ koruyucu cerrahi ön planda yer almaktadır. Bu derlemede, çocuklarda görülen RMS’ların klinik özellikleri ve yerleşim yerine göre tedavi yaklaşımlarının sunulması amaçlanmaktadır

Anahtar Kelimeler: Rabdomyosarkom, çocuk, çocuk

10. Çocuklarda testis tümörleri ve cerrahi yaklaşım
Testicular tumors in children and surgical approach
doi: 10.5222/JTAPS.2016.463Sayfalar:463-471
Fatih Andıran
Çocukluk çağı testis tümörleri içinde önceleri malign tümörlerin daha sık görüldüğü bildirilirken, prepubertal tüm testis tümörlerinin önemli bir kısmının iyi huylu olduğu anlaşılmıştır. Testis koruyucu cerrahi yaklaşım, benign kitlelerde, preoperatif ayrıntılı incelenebilen ve frozen biyopsi ile değerlendirilebilen olgularda kullanılabilmektedir. Malign testis tümörlerinde radikal inguinal orşiektomi en geçerli cerrahi tedavi yöntemidir. Retroperitoneal lenf düğümü diseksiyonu için tümörün evresi, tümör belirleyicileri, kemoterapiye yanıtı, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme sonuçlarına göre ve her olgu ayrı olarak ele alınarak karar verilmelidir. Çocuklarda genel olarak malign testis tümörlerinin prognozu iyidir.

Anahtar Kelimeler: Testis, tümör, çocuk, cerrahi

11. Over tümörleri: Genel, cerrahi ve onkolojik özellikler
Ovarian tumors: General, surgical and oncological aspects
doi:10.5222/JTAPS.2016.472 Sayfalar:472-477
Elif Altınay Kırlı, Saniye Ekinci
Çocukluk çağı jinekolojik kitlelerin çoğu over kaynaklıdır ve bu lezyonların yaklaşık %10’u malign karakterdedir. En sık rastlanan over tümörleri germ hücre kökenlidir. Ameliyat öncesi görüntüleme yöntemleri ve tümör belirteçlerinin değerlendirmesi sonucu seçilmiş olgularda organ koruyucu yaklaşımla tümör cerrahisinin basamakları eksiksiz olarak tamamlanabilir ve tümörün histolojik özelliklerine göre düzenlenecek medikal tedavi ile çocukluk çağı over tümörlerinde sağ kalım oranı yüksek, doğurganlığın korunması kabul edilir düzeyde tutulabilir.
Anahtar Kelimeler: Malign over tümörü, adölesan, over koruyucu cerrahi

12. Teratomlar ve diğer germ hücreli tümörler
Teratomas and other germ cell tumors
doi: 10.5222/JTAPS.2016.478 Sayfalar:478-489
Şule Yalçın

Germ hücreli tümörler ender görülen, başvuru bulguları yerleşim bölgesine göre çeşitlilik gösteren, fötal dönemde, çocukluk ve ergenlikte saptanabilen lezyonlardır. Çocukluk yaş grubunda erişkinlerden farklı olarak gonad dışı yerleşim daha sıktır. Sakrokoksigeal bölgede, karın ve retroperitonda gelişen kitleler tanıdan önce büyük boyutlara ulaşabilirler ve metastaz oranları %50’nin üzerindedir. Vajina kaynaklı olan lezyonlar kanamayla daha erken tanı alır, metastaz daha enderdir. Germ hücreli tümörlerin histolojisi yaşa ve yerleşime göre değişir. Küçük çocuklarda gonad dışı yerleşimlerde yolk sak tümörü sıktır. Mediastinal tümörler büyük çocuklarda daha sıktır, histolojisi değişken olup, germinom, koryokarsinom ve çok bileşenli tümörler şeklinde görülebilir. Geçmişte düşük olan sağkalım oranları, sisplatin, etoposid ve bleomisin içeren kemoterapinin etkinliği ile birlikte belirgin olarak artmıştır. İleri evre olgularda neoadjuvan kemoterapi sonrası cerrahi uygulanmalı, tümörde sağlanan küçülme ile organ koruyucu yaklaşım ilkesine uyulmalıdır

Anahtar Kelimeler: Germ hücreli tümör, teratom, çocuk

13. Çocukluk çağında lenfomalar
Lymphomas in childhood
doi: 10.5222/JTAPS.2016.490 Sayfalar:490-495
Özlem Boybeyi Türer, İbrahim Karnak

Lenfoma üçüncü en sık çocukluk çağı malignensisi olup, lenfoid doku veya organlardan kaynaklanır. Klasik olarak lenfomalar lenf düğümlerinden kaynaklanırlar. Lenf düğümü dışındaki lenfoid dokulardan kaynaklanan lenfomalara ekstra-nodal lenfoma denir. Çocukluk çağı lenfomaları, Hodgkin hastalığı (HH) ve non-Hodgkin lenfoma (NHL) olmak üzere iki ana grupta incelenir. HH’nın neredeyse tamamı lenf düğümlerinden kaynaklanırken, NHL lenf düğümleri veya ekstra-nodal kaynaklı olabilmektedir. Lenfomanın sağaltımına erken başlamak, hızlı ilerleyen bu kanserde yaşamsal önem taşır. Cerrahın hastalığın klinik bulgularını tanıması ve gecikmeden tanıya katkı sağlaması gerekir.

Anahtar Kelimeler: Lenfoma, çocuk, Hodgkin hastalığı, non-Hodgkin lenfoma, cerrahi

14. Çocuklarda tiroid kanserlerine yaklaşım
Management of thyroid cancers in children
doi: 10.5222/JTAPS.2016.496 Sayfalar:496-502
Burak Ardıçlı, Saniye Ekinci

Çocukluk çağında tiroid beziyle ilgili hastalıklar oldukça enderdir. Bu dönemde en sık görülen tiroid hastalığı basit guatr olup, bunu tiroid nodülü takip eder. Çocuklarda tiroid kanserleri genellikle ileri evre olup, lenf düğümlerine ve akciğere yayılım sıktır. Bununla birlikte, çocuklarda tiroid kanserine bağlı mortalite erişkinlerdekinden çok daha düşüktür. Tiroid kanserleri arasında en sık tiroid papiller kanseri görülür, bunu foliküler kanser ve medüller tiroid kanseri takip eder. Papiller tiroid kanseri tanısı alan hastalarda total tiroidektomi önerilmektedir. Total tiroidektomi yineleme riskini azaltarak ikinci cerrahi girişim gereksinimini de azaltmaktadır. Total tiroidektomi, cerrahi sonrası radyoaktif iyot tedavisi gerektiren olgularda bu tedavinin etkin biçimde uygulanabilmesini sağlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kanser, çocuk, tiroid, cerrahi

15. Adrenal tümörler
Adrenal tumors
doi: 10.5222/JTAPS.2016.503 Sayfalar:503-511
Fatih Andıran

Çocuklarda görülen adrenal nöroblastoma göre daha ender olarak rastlanan adrenal tümörler gerek hormonal aktiviteleri ve gerekse tanı ve tedavilerindeki yaklaşımlar açısından yetişkinlerdekinden farklıdır. Adrenal medulladaki nöroektodermal hücrelerden kaynaklanan feokromositom ve adrenal korteksin katmanlarına göre genellikle hormonal aktivitesi bulunan adrenokortikal tümörler adrenal tümörlerin başlıcalarıdır. Tanı ve tedavilerinde genel cerrahi ilkelerin yanı sıra preoperatif ve postoperatif dönemlerdeki medikal yaklaşımların önemine çok dikkat edilmelidir.

Anahtar Kelimeler: Adrenal bez, tümör, çocuk, cerrahi

16. Çocuklarda akciğer ve göğüs duvarı tümörleri
Pulmonary and chest wall tumors in children
doi: 10.5222/JTAPS.2016.512 Sayfalar:512-519
Tutku Soyer

Primer akciğer tümörleri çocukluk çağında çok ender olup, tüm pediatrik tümörlerin %2’sini oluşturur. Çocuklarda akciğer kaynaklı kitleler incelendiğinde, primer akciğer tümörlerinin, metastatik tümörler ve inflamatuvar ve/veya doğumsal lezyonlara oranı 1: 5: 60’tır. Akciğer tümörleri histopatolojik olarak erişkindeki akciğer kanserlerine benzerlik gösterse de çocuklarda görülen tümörlerin sıklığı, davranış özellikleri ve sonuçları erişkindekinden farklıdır. Akciğer kaynaklı tümörlerin ender olması ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan güncel histopatolojik sınıflama ile yeni histolojik tiplerin tanımlanması ve benign olarak adlandırılan tümörlerin malign olarak kabul edilmesi, çocuklarda akciğer kaynaklı tümörlerin sıklığı ve davranış özellikleri ile ilgili bilgilerin değişmesine neden olmuştur. Bu derlemede çocuklarda akciğer ve göğüs duvarı tümörlerinin klinik özellikleri, tanısal yöntemleri, sağaltım seçenekleri ve sonuçlarının irdelenmesi amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Akciğer, tümör, göğüs duvarı, çocuk

17. Çocuklarda akciğer metastazektomi ilkeleri
Principles of pulmonary metastasectomy in children
doi: 10.5222/JTAPS.2016.520 Sayfalar:520-523
Tutku Soyer

Çocuklarda sık görülen solid tümörler akciğere metastaz yapabilmektedir. Akciğer metastazları tanı anında bulunabileceği gibi bazı durumlarda hastalığın ilerleyen dönemlerinde görülmektedir. Metastazektomi kemoterapi ve radyoterapiye rağmen, devam eden akciğer nodüllerinde tanısal amaçlı veya yerel tümör denetimi için sağaltım amacıyla yapılmaktadır. Farklı tümörlerde akciğer metastazektomilerinin sağ kalıma etkisi değişmektedir. Çocuklarda akciğer metastazektomileri osteosarkom, Wilms tümörü ve diğer yumuşak doku sarkomlarında yapılmaktadır. Bu derlemede çocuklarda akciğer metastazektomi ilkeleri ve farklı tümörlerde sağaltıma olan etkilerinin sunulması amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Akciğer, çocuk, metastazektomi, osteosarkom, Wilms tümörü

18. Çocuk onkolojik cerrahide minimal invaziv yöntemlerin kullanımı
Use of minimally invasive methods in pediatric oncological surgery       
doi: 10.5222/JTAPS.2016.524 Sayfalar:524-532
Fatih Andıran

Günümüzde, cerrahi işlemlerde, minimal invaziv yöntemler (MİY) birçok ameliyatta güvenle ve hatta açık cerrahiye göre bazı üstünlükleri ile çok yaygın olarak kullanılabilmektedir. Solid tümörlerin cerrahisinde önce biyopsi amacı ile kullanılmaya başlanmış, ardından evreleme, rezektabilite, metastatik veya nüks olguların değerlendirilmesi ve primer veya metastatik kitlelerin çıkartılmasında laparoskopik ve torakoskopik yaklaşımlar belirli kurallar ile benimsenmeye başlanmıştır. Ancak, cerrahi onkolojiye ait genel prensiplerin öneminin yanı sıra bu alandaki çalışmaların tamamına yakınının geriye dönük veya gözleme dayalı bildirimler olması ve ulusal ve uluslararası tedavi protokollerinde minimal invazif yöntemlerin çocuk onkolojik cerrahideki öz kılavuzları/yönergelerinin henüz oluşturulmamış olması kısıtlayıcı nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Abdominal olarak nöroblastom, adrenal, renal, germ hücreli, pankreas ve karaciğer tümörlerinde, torasik olarak da teratom, nörojenik, lenfoproliferatif ve metastatik tümörlerde MİY kullanılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Minimal invazif yöntem, solid tümör, çocuk, cerrahi

19. Çocuk onkolojik cerrahi hastalıklarda radyoterapi
Çocuk onkolojik cerrahi hastalıklarda radyoterapi
doi: 10.5222/JTAPS.2016.533 Sayfalar:533-540
Melis Gültekin, Ferah Yıldız

Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisi karmaşık ve multidisipliner bir süreçtir. Radyoterapi (RT), multimodal tedavinin en önemli parçalarından biridir. Modern tedavi yaklaşımları ile kür oranları giderek artmakta ve uzun yaşam beklentisi olan çocuk hastalarda tedaviye bağlı morbidite daha da önem kazanmaktadır. Günümüzde çocukluk çağı tümörlerinde riske dayalı yaklaşım benimsenmiştir. Bu yaklaşımda RT genellikle orta-yüksek riskli olgularda, tedavi alanı ve dozları kemoterapi yanıtına göre belirlenerek uygulanmaktadır. Bu derlemede Wilms tümörü, nöroblastom, rabdomyosarkom ve desmoplastik küçük yuvarlak hücreli tümörlerde RT’nin yeri, alan ve dozları özetlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Radyoterapi, Wilms tümörü, nöroblastom, rabdomyosarkom, desmoplastik küçük yuvarlak hücreli tümör

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın