Çocuk Cerrahisi Dergisi Sayı 4 Ek - 2016

 tccd.org.tr

    
DERLEME

1. Çocuklarda minimal invaziv cerrahi ile piyeloplasti
Minimally invasive techniques for pyeloplasty in pediatric patients
doi: 10.5222/JTAPS.2016.289 Sayfalar:289-295
Nizamettin Kılıç, Ahsen Karagözlü Akgül

Çocuklarda üreteropelvik bileşke darlığı (UPD) tedavisinde açık cerrahi ile dismembered piyeloplasti en sık uygulanan yöntemdir. Minimal invaziv cerrahideki gelişmeler sayesinde erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da endoskopik üreteropelvik (UP) darlık tedavisi ve laparoskopik veya robotik piyeloplasti uygulaması her geçen gün daha popüler olmakta ve başarı ile uygulanmaktadır. Endoskopik endopiyelotomi çaprazlayan damarı olmayan veya nüks UPD gibi seçilmiş olgularda tercih edilmelidir. Laparoskopik ve robotik teknik trokar ve robot kollarını yerleştirdikten sonra aynıdır. Retroperitonoskopik veya transperitoneal yaklaşımla uygulanabilir. Minimal invaziv teknikler, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha az postoperatif analjezi gereksinimi açısından açık cerrahiden avantajlıdır. Hasta yaşı, özellikle 3 aydan küçük hastalarda, kullanımını sınırlandırmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Üreteropelvik bileşke darlığı, çocuk, minimal invaziv, laparoskopi, robotik

2. Laparoskopik nefrektomi ve heminefrektomi
Laparoscopic nephrectomy and heminephrectomy
doi: 10.5222/JTAPS.2016.296 Sayfalar:296-300
Aydın Yağmurlu, Gülnur Göllü

Nefrektomi, çocuk ürolojisi ile ilgilenen cerrahların en sık yaptığı minimal invaziv girişim sayılabilir. Günümüzde endoskopik nefrektomi benign hastalıklarda altın standarttır.
Transperitoneal laparoskopik nefrektomi ve heminefrektomi, minimal invaziv cerrahi deneyimi arttıkça çocukluk çağında güvenle, daha kısa sürede uygulanabilen, kısa hastanede kalış süresi, daha iyi kozmetik sonuçlar ve normal aktivitelere daha hızlı geri dönüş olması nedeni ile tercih edilir.

Anahtar Kelimeler: Çocuk, laparoskopi, minimal invaziv cerrahi, nefrektomi

3. Girişimsel radyolojide temel pediyatrik perkütan ürolojik işlemler
Pediatric percutaneous urologic procedures in interventional radiology
doi: 10.5222/JTAPS.2016.301 Sayfalar:301-308
Ömer Fatih Nas, Cüneyt Erdoğan

Pediatrik ürolojik perkütan girişimler, yetişkinlerde uygulanan benzer işlemlerden uyarlanmıştır fakat pediatrik uygulamalar yetişkin pratiğine göre bazı farklılıklar göstermektedir. Girişimsel radyolojik uygulamalar bu işlemlerin yüksek teknik başarı ve düşük risk ile gerçekleştirilebilmesine olanak sağlayabilir. Uygun teknik, ekipman ve cihazlarla uygulandığında güvenli ve etkili sonuçlar elde edilebilir.

Anahtar Kelimeler: Pediatrik ürolojik perkütan girişimler, radyolojik uygulamalar, uygun teknik

4. Çocuklarda perkütan nefrolitotomi ve üreteroskopi uygulamaları
Percutaneous nephrolithotomy and ureteroscopy procedures in children
doi: 10.5222/JTAPS.2016.309 Sayfalar:309-315
H. Tuğrul Tiryaki

Çocuklarda böbrek taşlarının tedavisi son 40 yılda dramatik değişiklikler göstermiştir. Tarihsel olan açık cerrahi girişimlerin yerini büyük ölçüde perkutan nefrolitotomi ve üreteroskopik uygulamaların da olduğu minimal invaziv teknikler almıştır. Endoskopların minyatürizasyonu, fiberoptik teknoloji ve Holmiyum YAG laser, URS ve PNL uygulamalarını çocuk hastalarda da çekici hale getirmiştir. Günümüzde URS ve PNL çocuk hastaların çoğunda ilk tedavi seçeneği olarak kullanılmaktadır. URS ve PNL çocuklarda üriner taş hastalığı tedavisinde etkili metodlardır. Komplikasyonları düşük dereceli ve geçicidir.

Anahtar Kelimeler: Perkütan nefrolitotomi, üreteroskopi, minimal invaziv teknikler, açık cerrahi

5. Vezikoüreteral reflü tedavisinde minimal invaziv cerrahi
Minimally invasive surgery in the management of vesicoureteral reflux
doi: 10.5222/JTAPS.2016.316 Sayfalar:316-321
Haluk Emir

Vezikoüreteral reflü tedavisinde açık cerrahi girişim ile üreteroneosistostomi teknikleri uzun yıllardır yüksek başarı ve düşük komplikasyon oranları ile uygulanmaktadır. Subüreterik enjeksiyon minimal invaziv bir tedavi seçeneği olmakla birlikte, açık cerrahinin yerini alamamıştır. Sınırlı deneyim ve uzun dönem sonuçlarının az olmasına karşın, laparoskopik, transvezikoskopik ve robot yardımlı üreteroneosistostomi günümüzdeki minimal invaziv cerrahi seçenekleri olarak görülmektedir. Endoskopik aletlerdeki teknik gelişmeler, el aletlerinin uçlarının bükülebilir olarak üretilmesi, üç boyutlu görüntü olanağı ve robot yardımı cerraha açık ameliyata yakın hatta bazı özellikleri ile daha etkin bir uygulama olanağı sağlamaktadır. Gelecekte minimal invaziv yaklaşımlar, özellikle robotik cerrahi açık ameliyatların yerini alabilecektir.

Anahtar Kelimeler: Vezikoüreteral reflü, cerrahi tedavi, laparoskopi, robotik cerrahi

6. Ender görülen üriner sistem anomalilerinde laparoskopi
Laparoscopy in rarely seen urinary system anomalies
doi: 10.5222/JTAPS.2016.322 Sayfalar:322-328
Baran Tokar 
Çocuklarda üriner sistem patolojilerinde laparoskopik yaklaşım tercih ediliyorsa, ilgili organ ve yapıların anomalilerini bilerek, hazırlıklı olmak gerekir. Bu makalede, çocuklarda böbreğin sayısal, rotasyon, yerleşim yeri ve füzyon anomalileri ile birlikte, ender üreter ve mesane anomalilerinde laparoskopik yaklaşıma değinilmiştir. Bu ender anomalilerde, laparoskopide cerrahi anatominin önemi, bazı teknik ipuçları ve olası zorlayıcı olabilecek tuzaklar vurgulanmaya çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Üriner sistem, böbrek, üreter, mesane, anomali, laparoskopi, çocuk

7. Üreterosel ve ektopik üreter cerrahisi
Surgical treatment of ureterocele and ectopic ureters
doi: 10.5222/JTAPS.2016.329 Sayfalar:329-334
Mustafa Olguner 
Üreterosel ve ektopik üreter, üreterin embryolojik gelişim anomalileridir ancak yol açtıkları anatomik ve patofizyolojik sorunlar nedeniyle klinik önem taşırlar. Üreterosel ve ektopik üreter ile birlikte üreter ve mesane çıkışı obstrüksiyonları, renal displaziler, vezikoüreteral reflü (VÜR) ve inkontinans sık görülen sorunlardır. Tedavide amaç; böbrek fonksiyonlarının korunması, enfeksiyonların önlenmesi, Obstrüksiyon ve VÜR’nün giderilmesi, kontinansın korunması ve sürdürülmesi ve cerrahi morbiditenin en aza indirilmesidir. Son yıllarda cerrahi morbiditenin en aza indirilmesi amacına uygun olarak minimal invaziv tedavi seçenekleri daha ön plana geçmektedir. Bu makaledeki amacımız üreterosel ve ektopik üreterde ameliyatsız tedavi seçeneğinden başlayarak minimal invaziv tedavi seçeneklerini gözden geçirmektir.

Anahtar Kelimeler: Üreterosel, ektopik üreter, minimal invaziv, ipsilateral üreteroüreterostomi

8. Posterior üretral valvde minimal invaziv tedavi
Minimally invasive treatment of posterior urethral valves
doi: 10.5222/JTAPS.2016.335 Sayfalar:335-340
Murat Uçar, M. Emin Balkan 

Posterior üretral valv (PUV) posterior üretral lümende mesane çıkım obstrüksiyonuna neden olan membranöz bir kıvrım olarak tanımlanmaktadır. PUV yenidoğan erkek çocuklarında görülen üriner sistem obstruksiyonunun ve aynı zamanda çocuklarda üriner sistem obstrüksiyonu nedeniyle gelişen kronik böbrek yetmezliğinin en sık nedenidir.
PUV tanısı konulan veya şüphe duyulan hastaların postnatal başlangıç tedavisi hastanın medikal stabilizasyonunu ve üriner sistemin drenajını içerir.

Sistoskopi, PUV tanısını konfirme eder. Cerrahi teknik ve enstrümanlardaki gelişmeler sayesinde sistoskopi sırasında yapılan retrograd primer valv ablasyonu, PUV’un başlangıç cerrahi tedavisi olarak günümüzde tercih edilen en iyi ve minimal invaziv cerrahi seçenektir. Bu yöntem mesane fonksiyonlarının daha iyi korunmasını sağlarken hastanın takip eden cerrahi müdahale gereksinimini azaltmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Üretra, posterior üretral valv, valv ablasyonu, valv insizyonu, vezikostomi

9. Mesane divertikülü onarımında minimal invaziv cerrahi
Minimally invasive surgery in the management of bladder diverticulum
doi:10.5222/JTAPS.2016.341 Sayfalar:341-345
Nizamettin Kılıç, Ahsen Karagözlü Akgül 

Mesane divertikülü mesane mukozasının, mesane duvarından herniye olmasıdır. Doğumsal veya posterior üretral valv gibi bir patolojiye sekonder de görülebilir. Mesane divertikülü tedavisi açık cerrahi ile yapılabildiği gibi endoskopik, laparoskopik veya robotik yöntemlerle de yapılabilir. Endoskopik tedavinin başarısı laparoskopik ve robotik cerrahinin gerisinde kalmış olmakla beraber, laparoskopik ve robotik cerrahi ile kompleks veya multipl divertiküller bile başarı ile tedavi edilebilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Mesane divertikülü, laparoskopi, robotik, divertikülektomi, çocuk

10. Palpe edilemeyen testis ve varikoselde laparoskopinin yeri
Laparoscopy in non-palpable testis and varicocele
doi: 10.5222/JTAPS.2016.346 Sayfalar:346-352
Aydın Şencan, Halil İbrahim Tanrıverdi, Ömer Yılmaz

Günümüzde çocuk ürolojisi ile ilgili pek çok operasyon, minimal invaziv tekniklerle başarılı ve güvenilir bir şekilde yapılmaktadır. Bu girişimlerin büyük bir bölümü palpe edilemeyen testislere yöneliktir. Laparoskopi özellikle palpe edilemeyen testislerin tanısında ve lokalizasyonunun belirlenmesinde radyolojik görüntüleme yöntemlerine göre daha üstündür. Son zamanlarda intraabdominal yerleşimli testislerde bir veya iki aşamalı laparoskopik orşiopeksiler sıkça uygulanır hâle gelmiştir. Laparoskopinin çocuk ürolojisinde sık kullanıldığı diğer bir alan ise varikosel cerrahisidir. Varikosel cerrahisinde her ne kadar ideal teknik açısından ortak bir fikir birliği olmasa da laparoskopik varikosel cerrahisinin sonuçları diğer tekniklerle karşılaştırılabilir niteliktedir.
Sonuç olarak, laparoskopi, gerek palpe edilemeyen testislerde, gerekse de varikosel cerrahisinde sıkça tercih edilen etkin ve güvenilir bir girişimdir.

Anahtar Kelimeler: Palpe edilemeyen testis, inmemiş testis, varikosel, laparoskopi, çocukluk çağı

11. Laparoskopik kontinan sistostomi ve ogmentasyon sistoplastisi ameliyatları
Laparoscopic surgery for continent cystostomy and augmentation cystoplasty
doi: 10.5222/JTAPS.2016.353 Sayfalar:353-358
Baran Tokar 

Çocuklarda kontinan sistostomi ameliyatları, apendikovezikostomi, üreterostomi ve Monti ileosistostomi prosedürü ile düşük basınçlı rezervuar oluşturabilmek için yapılan ogmentasyon sistoplastisi ameliyatları enterosistoplasti ve üreterosistoplasti gibi girişimler laparoskopik olarak yapılabilir. Tüm bu ameliyatlar tamamen laparoskopik yapılabildiği gibi, laparoskopi yardımlı ekstrakorporeal yöntemle de gerçekleştirilebilir. Bu tekniklerin uygulanacağı cerrahi saha anatomisi ve derinliği laparoskopik yaklaşım için oldukça uygundur.

Anahtar Kelimeler: Laparoskopi, kontinan sistostomi, Mitrofanoff prosedürü, apendikovezikostomi, ogmentasyon sistoplastisi, çocuk

12. Laparoskopik periton diyaliz kateteri uygulamaları
Laparoscopic peritoneal dialysis catheter implantations
doi: 10.5222/JTAPS.2016.359 Sayfalar:359-362
Gülce Hakgüder 

Sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD), kronik böbrek yetmezlikli hastalarda tercih edilen tedavi seçeneklerinden biridir. SAPD işleminin yapılabilmesi için periton boşluğuna güvenilir sıvı alışverişini sağlayacak kalıcı bir kateter yerleştirilmesi gerekmektedir. Diyaliz kateterinin sağlıklı çalışabilmesi için açık bir periton boşluğu olması ve kateterin ucunun pelviste bulunması gerekmektedir.
Peritoneal diyaliz kateterleri, minilaparotomi, perkutan girişim veya direkt laparoskopi yöntemleri ile yerleştirilebilmektedir. Laparoskopik yöntem, diyaliz kateterinin görerek doğru yere yerleştirilmesini sağlarken, aynı zamanda parsiyel omentektomi, omentopeksi veya adezyolizis yapabilmeye olanak sağladığı için diğer yöntemlerden daha fazla tercih edilmektedir.

Laparoskopik periton diyaliz kateteri uygulamaları çocukluk yaş gurubunda, komplike, karın içi yapışıklıkları olan hastalar da dâhil olmak üzere, güvenli bir şekilde kolayca uygulanabilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Laparoskopi, periton dializ kateteri, kronik böbrek yetmezliği

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın